...rını söyledi. Hatta bu etiketlerin bir tanım ve tanıma aracı hâline geldiğini anlattılar. Ve ben o an kırılıp dökülmek, eski hâlime dönmek istedim. Sırf bu tutkallı etiketi parçalamak için. Onlara değişmenin keyfini ve tanımları...
“dök” sözcüğü
8 yazıda 11 geçiş bulundu.
dök, döke, dökebilirim, dökebilmek, dökeceklerdi, dökeceği, dökeceğim, dökelim... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ldiğine aydınlıkken Hangi zihin gözünü sadece karanlığa açabilir Ve buldum sonunda düş bozumu bunun adı Kırık dökük hayalleri birleştirmek yerine Dağıtmak her bir yana Dağıtmak bir sona ermeyi beklemeden Dağıtmak hiçbir his h...
...a. Ama hiç incitici bir şey söylemedi. Öyle, kıvamlı dengeli bir serzenişti onunkisi. O ince ayarda kırmadan, dökmeden, hafif hafif yaraladıkça ben üzülmeye başlamıştım. Ta ki o son hareketi yapana kadar. Alabildiğine ciddi duru...
...ine rastlamamıştım,” diyerek adamı yosun kaplı defterine not almakla yetindi. Nuran, madem eteklerdeki taşlar dökülecek, artık susmayacağım düşüncesiyle elini beline koydu. - Bütün bunlar ananın yüzünden. Daha çok çekeceği var. Ö...
...daki uzun çizgiler, boynundan aşağıya, ensesine doğru çatallaşan derisi ve en çok, güldüğü anlarda belli olan dökük dişleri. Her şeye rağmen mutlu, evet. İlginçtir, bazen benim sahip olamadığım umuda onun sahip olduğunu düşün...
...masama oturduğum günlerde, anlatışımdaki yetersizlik canıma okuyor. Senin en ufak bir titreşimini bile kâğıda dökmekten acizim. Yine de elimden geldiği kadar ikimizden bahsetmeye çalışacağım ve bu mektubun başında, tam da şu an i...
...madı. Acımasız, hoyrattım. Gençliğime güvenirken, zamanı elimden kaçırdım, tutamadım. Yılgı dolu gözlerimden, dökülen dişlerimden ve solmuş saçlarımdan okunan; isteyip de yaşayamadığım duyguların savruluşu, yaşanmış ya da yaşan...
...ve anılarla birlikte gidiyorlardı nereye gideceklerini bilmeden. Arkalarından bir kısmı kırılmış sürahiyle su döküyordu bir gün geri gelirsiniz belki diyen anıları. Yıkılan binalar, patlayan bombalar, yanan evler ve araçların eşl...
...yımladı. Aşkı saklayamayacak boyutlara ulaştığında, dile getirmekten hiç sıkılmıyordu. Ve bu aşkını satırlara dökmekten; Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç, Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de, Bir kı...
...ece huzur vardı şimdilerde... Yüzümü yalayıp geçen rüzgârı hissediyordum; rüzgarla birlikte erik ağaçlarından dökülen çiçeklerin kokusunu alıyordum. Şehrin monotonluğundan paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sanki. Öyle ki...