...bir anda nasıl da yok olmuştu. Kendisini Hanife’yle kardeşlerinin yattığı odaya kapatmıştı. Duvardaki sırları dökülmüş aynaya takıldı gözü. Paslı, kalın bir zincirle büyük bir çiviye asılmış yuvarlak aynaya… Kim bilir kaç kez ta...
“dök” sözcüğü
8 yazıda 11 geçiş bulundu.
dök, döke, dökebilirim, dökebilmek, dökeceklerdi, dökeceği, dökeceğim, dökelim... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...a Tanrım ne bileyim ne yaptım ben O karanlık susku dolu zulada … Yanında darmadağın oturdum Dudaklarıma heves döktü dudakları Deli kalbimin üzüncünden kurtuldum Aşkın öyküsünü okudum kulaklarına Seni istiyorum ey benim canane...
...çok kelime gelip geçiyor zihnimizden. Bunların bir kısmı cümlelere dönüşüyor, onların bir kısmı da dilimizden dökülüyor. Dilimiz hep tetikte bekliyor. Peki insan pişman olacağı sözü niye söyler? Belki de söylediğimiz her söz bize...
...en ziyade, ona uzaktan bakıp analiz etmeme sebep oluyor. ‘Kelebekler’ ise, Tolga Karaçelik’in içini insanlara dökmek için bulduğu kıymetli bir yol gibi. Hâl böyle olunca filme akademik yaklaşmak en azından benim için zorlaşıyo...
...anmalar, dışarı fırlamış bir çift mavi göz buldu karşısında. Çaresiz, koyu yeşil çantanın içindekileri yatağa döktü. Lacivert örtünün üstünde parladı kısa kollu bluzun minik minik pembe çiçekleri. Mavi etek, gördüğü aşağılama...
...amorf gelse de bazı cümlelerim, okurken keyiflendim. Pek çoğunu unutmuştum. Kanepede sızmış ve şarabı halıya dökmüştüm. Gaye uyandırdı. Hadi üstünü değiştir, dedi. Kendimi yaramazlık yaparken yakalanmış bir çocuk gibi hissettim....
Hatice Dökmen’in Salı Ertesi adlı kısa romanı, Kasım 2017’de Kanguru Yayınları’ndan çıkarak okuyucusu ile buluştu. Roman, Aziz isimli ana karakterin iç dünyası ve çelişkileri üzerine kurulu. Karakterin, dışarıdan bakıldı
...alevleri görmemeleri, sokaktaki çığlıkları, koşturmacaları duymamaları mümkün değildi. Sessiz sessiz gözyaşı döken annesi tedirginliğini saklayamıyordu. Behzat kırmızıya dönen yüzünü, boynuna gömerek mırıldandı: “Stavro Amca...
...tepsiye koyuyor. Genç adamın elini o an fark ediyor. “Kanıyor!” Umurunda değil genç adamın. Aklı fikri kırıp döktükleri için kaç yevmiye kesileceğinde. Cam kırıklarını, çerezleri, yere yapışmış meyve parçacıklarını topluyor. Kadı...
Bahçe içinde iki katlı eski bir ahşap ev… Sıvaları dökülmüş, kerpiçleri gözüküyor artık. Hayli yıpranmış ama henüz yıkılmamış, yuva olmaktan çıkmış ama hâlâ ev olmakta direniyor. Evet, evet, artık burası bir yuva değil. İçi...