...mağan, Yokluğun bir zulüm. Hayatım bir zehir, Senle bir düğün. Çünkü, Güneş doğuyordu gözlerinde, Bilinmezlik dağılıyordu sözlerinle. Hiçsizlikle kaplanmış hayatımı Aydınlatıyordun meşhur benliğinle. Yokluğunla kaplandı şimdi dört...
“dağ” sözcüğü
42 yazıda 49 geçiş bulundu.
daggers, dağ, dağa, dağarcığının, dağcı, dağda, dağdaki, dağdan... eşleşmeleri dahil edildi.
...uyuyorum Uyuyorum Bir kez daha yeniliyorum işte. Hava açıyor birden Güneş vuruyor tenime Aç kalınca bulutlar Dağılıyor dört bir yana: Melankoli. Müzik: Once Upon a Time - Evgeny Grinko
...ın kocası, yardım eden tüm çocuklara birer lira harçlık verdi. Harçlıkları kapan çocuklar harcamak için hızla dağıldılar. Kudret ile Neşe kaynana şekeri ve leblebi tozu almak için Recep’in pastanesine gittiler. İçeri girince karan...
...ir hayli yüksek sanırım. Bilgili ama bakımsız, birden fazla işle aynı anda meşgul olmaktan ötürü kafası hayli dağınık ama buna rağmen hata yapmayan, titiz çalışan birisi olduğu her hâlinden belli. Gözlüklerinin arkasında bana b...
Ne zaman görsem, yüzün bakmaya Uyanacağımı bile bile rüyalara Su olsam, geçit vermez dağlara Umut çuvalıma, hayaller doldurup Yorulunca sarılıp, ona yaslanmaya Doyamadım… Durdum aheste, cihan-ı durakta Gelip geçen “yiğitsiz” de...
...mak istenir kaçılmaz Görevler tamamdır hayaller yarım O anlarda ben gözlerimi kaparım Yedi yaşım aklıma gelir Dağınık sahneler uç uca ekleniyor Kara güvercinler gibi çocuklar Okul bahçelerinde toplanıyoruz Yeldeğirmeninde bir d...
...ilmezdi. Aslında onca saat çalışmasını gerektirecek iş yoktu. Tek başına yaşlı bir adam evi ne kadar kirletip dağıtabilirdi ki. Yalnızlığını fark ettiğinden ona ses olmak için işi uzattıkça uzatırdı; bir de, Kâmil Bey’in “Gülsüm Hanı...
...san in aşağıya da konuş, değil mi? Böyle her gün huzursuz edeceğine… *** Kaç gündür nasıl içim yanıyor, nasıl dağlanıyor yüreğim, anlatamam. Anlatsam derman da bulabilecek miyim bilmem. Ah keşke bulabilsem. Anayım ben, yeryüzündek...
...Benim çok uzak olduğunu sandığım o son, ellerimin arasındaydı. Otobüsün camından, hızlıca akıp geride kalıyor dağlar, ovalar, bulutlar, ağaçlar, evler, insanlar... Bu hız, gözlerimin çabuk yorulmasına neden oluyor. Ancak, artı...
...e onun canlı sesi İstanbulluların kalbinde son hatıra gibi hakkedilmiş duruyordu.” –Yahya Kemal Beyatlı, Eğil Dağlar