...gördüğü şeyi avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu. Onu terk etmeyen açık mavi bisikleti tüm gri bulutları dağıtmak ister gibi Çetin’e gülümsüyordu.
“dağıt” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
dağıt, dağıtabilecek, dağıtabilirdi, dağıtacak, dağıtacaktır, dağıtan, dağıtarak, dağıtayım... eşleşmeleri dahil edildi.
...bulunduğu kabinin camlarından yansıyan güneş terası tararken Başkomiserin üstüne düşüp uzaklaşıyordu. Dikkati dağıtan ışık oyunu Başkomiserin düşünmesine izin vermiyordu. Yerinden kalktı, korkuluklara yürüdü. Cesedi gördüğü bal...
...ilmezdi. Aslında onca saat çalışmasını gerektirecek iş yoktu. Tek başına yaşlı bir adam evi ne kadar kirletip dağıtabilirdi ki. Yalnızlığını fark ettiğinden ona ses olmak için işi uzattıkça uzatırdı; bir de, Kâmil Bey’in “Gülsüm Hanı...
...mar oynayacaktık. Ama ben kendimi sanki bir ölüm kalım mücadelesindeymiş gibi hissediyordum. Kalbim her kâğıt dağıtılışında yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Birkaç el diye oturduğumuz masadan akşam olunca kalkabildik. Lady tüm kağı...
...sanın ayağına çağrılmak da fazlasıyla gülünç bir durumdu. Belki de bağırıp çağırmam lazımdı. Bu güzelim odayı dağıtmam lazımdı. Hiçbir şey yapmadan açılan kapıdan usulca çıktım. Ayaklarımın parke zeminde çıkardığı ufacık ses, ku...
...mızı dönüyoruz. İncinmekten ölesiye korkuyoruz. Bir saniye, ben bunlardan artık çok sıkıldım Funda, konuyu da dağıtmamam gerek. Korkmak da heybemizden düşmemiş miydi zaten? Ben seni çok özlüyorum ve durmadan seni aralıyorum kaybol...
...um, bu sıcaklar…” “Geçer, olumsuz düşünme.” “İçimde kötü bir his var.” “Geçer.” “Geçer mi?” “Gez biraz kafanı dağıt.” “Olur.” “Sahilde yürü biraz, derin nefes al. Ya da yarın istersen Eminönü’ne gidelim, balık ekmek yiyelim,...
...emasını’’ beslemiştir. Günümüzde, uluslararası sinema alanında, ticari film endüstrisinin dışında üretilen ve dağıtım yapılan; genellikle yapımcılığını, yönetmenliğini, senaristliğini, görüntü yönetmenliğini ve kurguculuğunu ay...
...ıyordum. Çarpılmaktan korkmuyordum. Denedim de. Ama bu lamba fena oturmuştu yerine. Onu büyük ihtimalle kırıp dağıtmam gerekecekti. Hem bunu sök parçala hem git yerine geniş duylusunu ara bul, getir tak; yok o kadar uğraşamazdım...
...esel giysiler içindeydi. Uzun boylu. Zayıf. Sarı saçları örülü. Rengini bilemediğim gözleri yerdeydi. Çayları dağıtıp çıktı odadan. Yaşıtları dördüncü sınıftaydı. O hâlâ okula adımını atmamıştı. Babasını ikna etmek için çok uğr...