...sayıyorlardı. Sessizlik çaresizliğin teslim aldığı salonun üstüne çökmüştü. Koltuğa gömülüp derin düşüncelere dalmış yaşlı ortak, “Kalkın gidiyoruz,” diye haykırdığında soru dolu gözlerle adamın peşine takıldılar. Ölüm sessizl...
“dalmış” sözcüğü
21 yazıda 21 geçiş bulundu.
dalmış, dalmışken, dalmışlardı, dalmışsa, dalmışsak, dalmışsam, dalmışsın, dalmıştı... eşleşmeleri dahil edildi.
...n şunu yap.” demem. Ben de varacağım limana zaten. Tek kalan yarın, Peki ya onu görmezden gelip çoktan uykuya dalmışsak ha? Bilmiyorum ki! Her gün geçip giden biz miyiz yoksa akıttığımız zaman mı? Yazan: Tarık Nazik Sayı: 39
...ekilde olmalıydı. Aranızda bulunan kovboylar beni çok iyi anlayacaktır. Bu halde bile saçma sapan düşüncelere dalmıştım. Kafamı toparladım. Ruhen ve bedenen artık işin sonundaydım. Selim hemen ikimizin çaprazındaydı. Olayı nasıl...
...kapanmıyordu. Saatler acı çektirerek akıp gitti. Gün ağarıyordu. Odanın ağır karanlığı kırılmaya başladığında dalmışım. Saatin alarmı çalıyordu. Kalkıp sesini kesme gücünü bulamadım. Uzun uzun çalan alarm susmuştu. Şirket sırrın...
...devam etmek çok zor. Rüzgârın ıslıkları her yerde, Almışım karşıma bir dağı Derme çatma bir köy yolunda Seyre dalmışım, sırtımda kayısı ağacı Ağacın dost gövdesiyle karşılıklı Domates yiyoruz kışı unutarak; Bana bir kayısı uzatı...
...dibine çöküyorum, eli soğuk. Saçlarımı okşuyor, gözyaşlarımı siliyor. Alnımdan öpüp kayboluyor. Zehir, uykuya dalmış. Akan kanı hissediyorum. Uykuya dalmanın vakti geldi, annemin dizinin dibinde huzurla uyumanın... Belki de İs...
...rinden kurtulamayan, kurtulmak için çabalamaktan da vazgeçen Zeliha cam kenarındaki sedirin üzerinde bir düşe dalmıştı öğlen sıcağında. Tıpkı kalp gözüyle görülen düşler gibi, Zeliha’nın gözü de kalbi de, etrafını sarıp sarmalay...
...tünele girecek. Ama sen önünü göremediğin için bundan habersizsin. Yeşilin, güneşin, doğanın güzelliğine öyle dalmışsın ki, korkutucu bir karanlığın eşiğinde olduğuna, söyleseler inanmazsın. Gözün, bir yaprağın üzerinde mücevher...
...birbirimize baktık, anlam veremediğim uzunca bir süre. Çok da anlamlı değildi bakışların, uzaklarda bir yere dalmış gibiydin. Kendi gözlerimi görmesem de ne kadar hüzünlü baktığımı tahmin edebiliyordum. ‘’Yürüyelim mi biraz?’...
...ve terli dudaklarının arasından, kendini aşağılarcasına, gayriihtiyari bir “tsıh!” çıktı. Kendi düşüncelerine dalmışken ağzından kaçan bu ünlemi, minibüsteki diğer yolcuların garip karşılamaması için, sertçe burnunu çekti. Böylec...