...- yağmurlu, rüzgârlı ve telaşlı bir havada dalgalanan kara çarşaf misali uzun saçları. Yeşil gözlerinden akan damlalar, kırmızı yanaklarından kayıp gerdanına akıyorlar sakin sakin, ürkekçe. Kadın, titriyor. Kadın, ağlıyor. Kadın...
“dam” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
dam, dama, damada, damadın, damak, damakta, damalarımda, damar... eşleşmeleri dahil edildi.
...u and me, hey hey my my.”* Bakışları milim milim uzaklaşırken, tüm vücuduma yayılan huzuru hissedebiliyordum, damarlarıma enjekte edilmişçesine. Ben kavuşma anını beklemeyi seviyordum, ona kavuşmaya henüz hazır değildim. Sokağımız...
...yatıyordu. Gereken kuvveti uyguladı. Yere yığıldı. Az önce kapatmış olduğu pencereye gelişigüzel sıçrayan kan damlaları, bir Jackson Pollock tablosunu andırıyordu. Artık o bir emekliydi. O, canavarların hüküm sürdüğü bu dünyada,...
...ağı ekledi. Tıpkı ektiği çiçeği izler gibi boy atmasını izledi. Can uyandı sonra. Kalkıp gitti. Topuklarından damlıyordu kadınlığı. Can'ını öptü. Onun için makarna saldı suya, kendilerine patlıcan kızarttı. Yağı çektikçe çekti kar...
...öylece durdum. Saatime baktım 21.45’ti. İçmek istediğim kesindi. Bir yandan da acımasız Johann Sebastian Bach damardan bir Adagio giriyordu. Alkol yasağının başlamasına on beş dakika kalmıştı. Oradan hızlıca uzaklaştım. Aracımı...
...de yok. Pencereye koştum. Her şey donmuştu. İnsanlar öylece kalakalmıştı. Adam hâlâ bana bakıyordu. Şıp. Bir damla kan döküldü toprağa, parmaklar yeniden boşlukta savrulup yere düşmeye başladı. Aynı ses kulaklarımı deliyor,...
...bir elimde valiz, anılarım ayraç olup kitabımın sayfalarında paragraflara bürünüyor. Gözümden akıtacağım iki damla hangi harfin hangi cümlenin noktası olacak kim bilir? Oysa çok sonradan fark edecektim ben kendi yolculuğuna...
...can kokusu alıp gelmiş annesi. “süt” diyor Melek, kelimeler öyle bir dökülüyor ki dudaklarından, tavandan süt damlamaya başlıyor. Ayakları süt içinde... Sıcak, kaynar süt değiyor sararmış tenine. - Melek, aç kızım kapıyı. Günlerd...
...ünde, senin, bir bakire fahişenin, nasıl da titremişti içim, nasıl da soğuktan donmuş alnımdan süzülmüştü ter damlaları... Ah Mozita, bir deve kuşu olmak vardı o an, gömmek başımı kuma... Yoktu... Yoktu ya, yetmezdi de. Hiçbir ku...
...arı değil beni adım atma gücümden mahrum bırakan. Hayal kırıklıklarım daha ziyade. Ben bunları düşünürken bir damla daha düşüyor uzaklarda. Bir çocuk aç giriyor dökük yatağına. Bir anne ağıt yakıyor yitirdiği canı oğluna. Ney...