...lan sevgimdendir. Elinde tuttuğun kâğıda ulaşmak için çektiğim acılar sanki satır aralarına sinmiş, kalemimin darbesiyle dağılıyormuş gibi hissediyorum. İnsan ruhunu sessizlik kadar sömüren bir şey daha yoktur emin ol. Kulak zarla...
“dar” sözcüğü
57 yazıda 64 geçiş bulundu.
dar, dara, darabalar, daracık, daralan, daralarak, daraldı, daraldıkça... eşleşmeleri dahil edildi.
...çok daha fazla nasiplenen bir adam, eline tutuşturduğu çatalla, gözlemeye ve diğer öteberiye seri ve kuvvetli darbeler indirmeye başladı. Sıcak gözlemedeki kavrulmuş soğanın kokusu Aslı’yı acıktırmışa benziyordu. Ziya, sevgilisi...
...kendine yapar çünkü başkası sadece bir darbe vurur ve yerden kalkıp kalkmamak tamamıyla insanın elindedir. O darbeyi alır, evirir, çevirir, kullanır, tam bize layık bir kazık kıvamına getiririz, yavaş yavaş yer bitirir sonra,...
...ı tatlı… Ne varsa kopkoyu bir karanlığa dönüştü. Ve hayatına aldığı her erkek deliği daha bir büyüttü. 3. İçi daraldı, çıkmak istedi odadan. Haykırmak istedi. Odanın güvenli, sessiz loşluğundan... Çıkamadı. Yatağa oturdu, küfre...
...koyarlardı. İçlerinden en iri olanları, sahada koşamayacağı ve kalede hacimce fazla yer işgal edeceği, alanı daraltıp topu rahat tutabileceği düşüncesiyle kaleci seçilirdi. İkişerli veya üçerli gruplardan oluşan takım oyuncular...
...Sonra kapıyı kilitleyip Tophane Karakoluna doğru yola koyuldu. Aradan bir saat ya geçti ya geçmedi, acı haber Darıcı Rüstem'in evine bir ateş gibi düştü. Aşı boyalı konaktan analı bacılı yükselen çığlıklar gecenin sessizlik ör...
...fa halkının nefesini yüzünde hissediyordu kral. Nefesleri kokan insanlar midesini bulandırıyordu, terliyordu, daralıyordu, nefes bile alamaz hale geliyordu bazen, halkının nefesinde boğuluyordu adeta. Yünden işlenmiş ihtişamlı kıya...
...Sarı Naciye karakterini, Fosforlu Cevriye adlı müzikaldeki başarılı performansı ile akıllarda yer eden Feray Darıcı canlandırıyor ve bence bu oyundaki performansının oradakinden hiç de aşağı kalır yanı yok. Canlandırdığı kara...
...suzluk ve kederden koyulaşmış gözlerini taşıyan, kirden güneşten kararmış yüzünü çevirdi sese doğru. Adam o kadar uzundu ki yüzünü görebilmek için başını yukarı ,gökyüzüne bakacakmış gibi kaldırmak zorunda kaldı. Yarım yama...
...ebiliriz. “Bu kahvehanelerin müdavimleri hemen her akşam toplanır, bazen cura, saz, bağlama, bozuk, çığırtma, darbuka, zilli maşa gibi aletler çalarlar ve eğlenirler, bazen de milli oyunlar oynarlardı. Bu gençlerin arasında çok...