...e Bailey): Ana karakter. Tembelliği ve sürekli işten kaytarması ana özelliğidir. Bu yüzden çavuşundan sürekli dayak yer. Çavuş (Sergeant Snorkel): Hasbi'nin birliğindeki çavuş karakteri. Hasbi ile arası bozuktur, tembellikler...
“day” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
day, dayadı, dayadıkları, dayadım, dayadın, dayadığı, dayadığım, dayadığın... eşleşmeleri dahil edildi.
...a, doğru anahtar yanlış kapıda bir işe yaramaz. Babam mutfak penceresinin kenarında duran masaya dirseklerini dayamış sigarasının ucunu kızartıyor. Bu gibi durumlarda hep söylediğim gibi “Ssssssiktir!!!” “Chao!” “Efendim baba.”...
...biz akıllı (bunu bir kibir ifadesi olarak görmemenizi rica ediyorum) varlıklar için ne anlama geldiği kitabın dayandığı temellerden başlıca olanı ve aklımda en çok yer edineni. Dahası, solucan deliklerinden bilimkurgu yazarlarını...
...seferinde dudaklarının acıdığını söyledin. (…) Israr etmedim. (…) Kahve yanığı dedin…” Kadının sözleri lodosa dayanamayarak savrulup uzaklaştı. “Beni artık sevmediğini, ayrılmak istediğini söyleyebilirdin” dedi adam. Kıyıya çarpan da...
...dokuz yaşındaki çocuğun hayatında doksan dokuz ötesi zorlukla karşılaşacağının sinyallerini veriyordu. Takır dayanamadı Soner'in düşünceli hâline. - Eğer öyle olsaydı bile ben o zaman da senin tekerlekli sandalyen, beyaz bastonun...
...erini sildi. Konuşmadan çaylarını içmeye devam ettiler. “Çişim geldi,” diyerek odadan çıktım. Kulağımı kapıya dayadım. Hiçbir şey anlayamadım. Biraz durup içeri girerken babaannem, “Bu senede yaz gelmiyor bir türlü, baksana soğ...
...diğini. Farklı hikâyeler anlatırdı. Mahallede herkes onunla ilgili “karısı başka bir adamla kaçmış, o da buna dayanamayıp hem kadını hem de adamı öldürmüş” diyordu kimileri. Kimi tüm ailesini bir kazada kaybettiğini, o günden sonra...
...ozuyordu. Bir sağa, bir sola, bir sağa, bir sola… Ayakları durmuyordu. İleri, geri, ileri, geri, ileri, geri… Dayanamıyordu, dayanamıyordu. Kuş ölsündü. Ölsündü! Sağ elinin tersiyle kafese vurdu. Kafes de, kuş da cama çarptı ve büyük...
...er. Hiç acımadan. Bu yüzden önce en masum olanlar ayrıldı.” “Çocuklar yani…” “Çocuklar… Sonra onların acısına dayanamayıp ağıtlar yakan anneler, babalar. Geriye dayanabilenler kaldı. Acısını sessizliğinde, suskunluğunda saklayabile...
...mıştı. Belki de bıçakların kestiği etin sesine karışan insan çığlıklarına daha fazla dayanamamıştı. Ben nasıl dayanacaktım? Nasıl arkamı dönüp gidecektim? Ne yapacağımı bilemez halde dolaşmaya başladım evin içinde. Gidip yardım çağı...