...r fikir parlamalıdır, eskinin eksiği belirmeli ve yeninin tamamlanması için parçalar dizilmelidir hayallerde. Dediğim gibi; hayat, her çağaya anlamlıdır ama anlamayanlar dünyaya dönüverir. Sayı: 68
“dediği” sözcüğü
83 yazıda 94 geçiş bulundu.
dediği, dediğim, dediğimde, dediğime, dediğimi, dediğimin, dediğimiz, dediğimizde... eşleşmeleri dahil edildi.
...*** Cemal titreyen parmaklarıyla zili çalmak üzereyken açılmıştı kapı. Ayşe Hanım bir şeyler söylüyor ama ne dediği anlaşılmıyordu. Kendine hızla çekip bağrına bastı oğlunu. Yıllardır taş basa basa sertleşen bağrındaki sızı d...
...dirme sistemlerini incelesin... Hak, hukuk, adalet... Ne varsa aklına gelen, kitap gibi karşısına çıkacaktır. Dediğim gibi; “İşin içerisinde kâr ya da zarar varsa orada adaletten bahsedemeyiz.” Olayın özü de bu! Büyük gelişimle...
...muştu. Neredeyse her cumartesi buraya gelmeden yapamıyordu. Tıpkı bugün olduğu gibi. İnsanların milenyum çağı dediği bir zamanda doğmuştu. Aradan geçen yirmi dört yıldan sonra, bulunduğu bu zamandan bazen ürkse de kendisini oy...
...le kokar, ağız ne yöne dönerse onlar da o yöne döner dururlar. Sağdan sola, soldan sağa, bir fırıldaktır ağız dediğimiz organ. Kimin ve nerenin ağzıyla konuşur bu milyonlar. Hangi ağızdır bu kendini bile duyamayan. Çözülmeyen düğ...
...er, sessiz çığlık atar, Bir savaşın gölgesinde, ölür çocuklar, Kumla örtülü gözler, belki de hayal, Başlangıç dediğin, zamansız bir kural. Her adımda eksik, her köşede yara, Bir başlangıç arar, belki de umutla, Bir yolculuk sür...
...a saatlerce televizyonlarda konuşuluyor. Büyük takım diyoruz ama ben büyük bir takım göremiyorum. Büyük takım dediğin şuna benzer bir şey olmalı; her maçta aleyhine çalınan penaltıyı sayılmayan golünü dert etmeden yaptığı işi ö...
...çıktı bir de karşına. “Olmaz!” dedi. “ Biz ne dersek onu yapar oğlumuz,” Oğulları… Sahiden, oğulları onların dediğini yaptı. Bir mektup aldın o gün, hani hâlâ sakladığın o bir tomarın sonuncusunu. Fotoğrafını geri istiyordu. Ce...
...me daha evlenmemişti. Aynı koğuştandık. Yirmi yaşında, bedeni diri, bakışları ölü bir kadındı. Halime. Ağabey dediği halasının oğlunun tecavüzüne uğramış. Ne kadar karşılaşmamaya, yalnız kalmamaya çalışsa da becerememiş. Tecav...
...eşmeye çalışan, avaz avaz bağıran, bolca da ağlayan iki çocuktan başka bir şey kalmadı elimizde. İşte; “şans” dediğimiz şey, böylesine parlayıp sönen bir şeydir. Acemiler ile cahilleri birbirine düşürür; onları birlikte yere yığd...