...şyaları yaktıktan sonra yorgun düşen yaşlı bedenini yatağının üzerine bırakıp derin bir uykuya daldı. Ayağına değen sert bir şey ile uyandı. Uykusundan uyandıran şeyi atmak için doğrulup uyandığında ayağına değen şeyin kocası...
“değen” sözcüğü
18 yazıda 19 geçiş bulundu.
değen, değenin eşleşmeleri dahil edildi.
...de sembolik anlatımlardan, yoruma bırakılan sonlardan ve belirsizliklerden hoşlananlar için üstünde düşünmeye değen bir kitap, Lupu. Sayı: 65
...ters köşeleri, okuru o düşünceden bu düşünceye sevk eden akışı ile Yolcular akıcı, hızlı ve üstünde düşünmeye değen bir kitap. Sayı: 62
Kadınlar, sevmeye değen kadınlar Kuş gibi pırdanak, kelebek gibi sessiz Biraz saflaştın mı azıcık şeytanlar İçimizde sevinç kadınlar Yolunu şaşırır kimsiz kimsesiz Aşkta tam, hayatta buçuk sabırlar Caddede kayıp kadınlar Harp...
...lumdan tutup arabaya bindiren kişi olmasaydı gitmek gibi bir niyetim yoktu aslında. Kapıdan çıkarken ucu bana değen acı dolu bakışlara çarptı gözüm. Umursayamadım. Hissizleşmiştim. Hastane odasının önünde beklerken bir hemşir...
...eyişi, boyundan olduğuna kanaat getirdiğim, üstten bakar bir tavır içeriyordu. Uzun boynunun orasına burasına değen, kısa, biçimsiz saçlı, eski moda valizli, Amerikan çiftçisi tarzı giyimi ile kadından çok göbekli bir erkeği...
...du. Kathari Deftera gününe kadar hiç görüşmediler. Şenlik için Tatavla’ya geleceğini biliyordu ama mavilerine değen başka bir göze ışıldayarak orada olacağını hiç düşünmemişti. Eleni, dükkân komşuları Antikacı Avel’in oğlu Be...
Bir kere eli ölüme değenin soğuk dostu olurmuş. Kara çarşafa sarılmış bir gece, bir gecede bir adam. Sisli dolunayın hemen altında kollarını gökyüzüne kaldırmış. Siyah, yarım parmak eldivenlerinin ipleri sökülmüş. Ölümün yanınd...
...nmaya başlamıştı. Böğürtlen zamanında akan kanı taşıyordu kuşlar, karda beliren ayak izlerine. Suskun ve yere değen bakışlarına bir kırmızı çarptı Lamia’nın. Ellerini sürse kanayacak, görmezden gelse kaybolacaktı kehanetin gö...
...ın mutluluğunun yanında bir hiç olarak kalır. Asla bitmeyecek, diye kendini hazırlamışken belki, önce sırtına değen bir şey hissedersin. Bir şeyler değişiyordur işte. Göremesen de hissedersin. Sonra aniden gün ışığı… Öyle kes...