...taların sayısını, televizyon kumandasının nerede olduğunu düşündüm ve bir de sen gelmeden evvel kanepe örtüsündeki kırışıklığın sebebini merak ederken sağ ayağımdaki çorabın yırtık olduğunu fark ettim (serçe parmağımın bir...
“dek” sözcüğü
104 yazıda 135 geçiş bulundu.
dek, dekadrajlarla, dekalog, dekalogunu, deki, deklanşör, dekoltesine, dekontlarına... eşleşmeleri dahil edildi.
...mesine çıkmasına izin yok. Kulenin en tepesinde bir kafes var. Kafesin parmaklıkları kemikten. Bu kafesin içindeki tutsak ruh güneşi görmeye çalışıyor. O kule benim bedenim, kafes ise kafatasım. Rahatlamak için türkü çağıra...
...sıtasıyla Ülda’nın metal kubbesinde bulunan ve havada dengesini sağlayan hareketli çekirdeğe naklediyor, çekirdek erke yoğunluğunu devingenliğiyle elektrik enerjisine dönüştürüp şehre iletiyordu. Bu enerjiden, yarım adayı d...
...iyordu. Birden duyduğu bir sesle durup, geriye doğru baktı. Yolun sağ tarafında boş bir arsanın en çukur yerindeki çöp konteynırının altında yavru bir kedi, hırıltılı inlemelerle ona bakıyordu. Kediye baktı. Kediyi gördü. K...
...30 Kasım 1943, Ottawa, Illinois doğumlu Suryani asıllı ABD'li yönetmen, Terrence Malick'in 1969'dan günümüze dek kariyerinde sadece beş uzun metrajı bulunmakta. 1978 yapımı, Day of Heaven ile uluslararası üne kavuştu, laki...
...züne çevirse de, demin dörtnala koşan at haşmetindeki martı gitmiş, yerine renksiz, hissiz mavilik çirkin bir dekora bürünerek kendini göstermişti. Bir tane uçağın arkasındaki beyaz dumanlar bu renksizliğe aykırı gibi dursa da...
v1 Sonbaharı serdim ayaklarının altına Çiğne tüm yaprakları Uzaklıklar eriyene dek. v2 Yüreğime işledim kaderini. Her nefesimde sen varsın. v3 Uzanışlarında bir şey eksik kalırdı hep. Yanına uzanır, ben tamamlardım. v4 Bemb...
...emeler, bu sıcak ve koku Sonunu hızlandıran ve Onu zayıflatan birkaç şeydi sadece. Ne düşündü acaba son anına dek: Hayat hakikaten sarı mı bu kadar, İnce bir ipliğe bağlıysak eğer, Nereye gidiyor Tüm bu dert ve kederler? Ol...
...ı kendine yastık, geceyi üstüne yorgan bellemiş acizin biri. Şam’dan Horasan’a, Kahire’den Türkistan’a varana dek girmediğim tekke, seyr-ü sülüğünü takip edip icazet almadığım tek bir tarikat, sohbetine erişme şerefine nail...
...rdu. Kötüydü. Neye, nereye baktığımı bilmez bir halde uzaklara dalıyordum. Kapı, salondaki eskimiş çekyat, yerdeki kenarları eprimiş halı, tüplü televizyon... Her şey öylesine yabancı ve bir o kadar da tanıdık geliyor ki sa...