...alıp gelmişti baba ocağına. Gece el ayak çekilince evin arkasındaki çardakta buluşacaklardı. Konuşmamız lazım demişti Cemal. İki yıllık sevdalarına askerlikle ket vurulmuştu. İki yürek kaçamak birkaç telefon görüşmesiyle giderm...
“demiş” sözcüğü
30 yazıda 38 geçiş bulundu.
demis, demiş, demişim, demişiz, demişken, demişler, demişlerdi, demişlerdir... eşleşmeleri dahil edildi.
...ir isim takılıp kalmıştı kulaklarında. ‘Özür dilerim, bir daha tekrarlayabilir misiniz son söylediklerinizi?’ demişti, doğru duyduğuna emin olmak için. Caddeden gelen solgun ışıkta çok az seçebiliyorlar birbirlerini. Yine de to...
...memiş ve sadece bunun buharla ilişkili bir şey olduğunu söylemişiz. Onu da geçtim, buna resmen sadece “buhar” demişiz, Fransızca’dan bozma dil bükümlerimizle. “Bugün de hava pek güzel. Karşıya vapurla mı geçsek?” cümlesinin art...
...Müsaade ederseniz uygun zamanda arkadaşların yanına gideyim.” “Ne acelen var?” “Akşama kadar biraz dinleneyim demiştim.” “Sen bana lazımsın evlat.” Başkomiser İbrahim cebinden bir kartvizit çıkardı. Arkasına kısa bir not yazdı....
...andaki Nesrin yok mu, Nesrin? Sarı çıyan. İki sopayı çatmışlar, gelin diye satmışlar. Oğlan ona yanık. Ee! Ne demişler? Her gönülde bir aslan yatar. Aman neyse ne. Sanki ben de Nesrin gibi elimi sallasam ellisi, soyu sopu bellis...
“Özgür olmakla özgürlüğe yeni başlamış olmak aynı şey değildir”, demişti Hilmi abi. Aile kasabımızdı. Uzaktan akrabamızdı. Akrabalık bağlarını ve aradaki ilişkileri pek bilmezdim ama ne zaman kasaba gitsek, siparişlerin dışında...
...r; geri kalanlar boş çırpınmalardan, rüzgârın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden başka bir şey değildir.” demiş. Blaise Cendrars ise “Yazmak, yaşamak demek değildir; yaşamanın dışına çıkmaktır.” diyerek benim söylemek ist...
...erdi. Yatsı namazını beklediler. Çaycı Hakkı namaza giderken çay ocağının kapısını kilitlemedi. Oğluna ne gel demişti ne de git. Yusuf umutlandı. Kovulmamıştı. Üstelik kapı ardına kadar açıktı. Belli etmemeye çalışan babasının...
...Suçu da arkadaşına atıyor. Ama siz yine de uzatmayın be abla. Eniştem de uzatmasın, altı üstü bir bisiklet,” demişti gözlerini belerte belerte. İkindi vakti bir grup çocuk evlerinin önünden gülüş cümbüş geçip gitmişlerdi. Odad...
...kışlarımız gitmiyor. Adımlarımız yerin dibine. Her şeyi geç, yeter mi ömrümüz söndürmeye yarattığımız kötüyü? Demiş ya şair, oku geç. “Büyüklerin bunca uzun yaşadığı bir ülkede Bir onur dersi midir çocukların ölümü?”