...yor. Kendini ikna etme çabaları üstüne yazılan makaleler, dinlenilen müzikler, ikili diyaloglar, hepsi vicdan denilen saçmalığın kendi kendini haklı çıkarmasından ibaret. Hayata bu kadar olumsuz bir pencereden bakmak ise, haklı...
“den” sözcüğü
11 yazıda 12 geçiş bulundu.
den, denaneti, dendi, dendiği, dene, denebilecek, denebilir, denebilirse... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ışmada, İki çocuğunun başucuna süt ve kurabiye bıraktıktan sonra odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olarak bantlayan ve kafasını fırının içine sokarak intihar eden Sylvia Plath’in , İntiharın kıyısında do...
...har dedikleri kimsesiz gariban nasıl da tüm ayrılıkların evliyası olmuş yazık. karaköy vapurundan indiğim gün denizinden içtim şehrin içtiğin üç damla su deseler de ayrılmak kısmet değil başka şehre gel desen de git desen de insan...
...i eline alıp etrafa şöyle bir baktı. Çok geçmeden üst kata iniş kapağını buldu. Önce kapağı eliyle kaldırmayı denedi fakat muvaffak olamadı zira kapak içeriden kilitlenmişti. Çantasından bir levye çıkarıp kapak menteşelerinin...
...homurtuyla karşılık veriyordu." Osmanlı İstihbarat Örgütü'nden tutun da darphaneye, dilenci loncasına, korsan denizcilere, lağımcılara varıncaya kadar döneme dair bahsi geçmeyen, girilip çıkılmayan neredeyse hiçbir kurum, kuruluş v...
...k, korkuyordu kral. Çıkmak istiyordu boğulduğu meydandan, akmak istiyordu kanı, kalabalığın arasından süzülüp denize ulaşmak istiyordu ki tam o sırada kralın bacaklarına bir şey sarıldı yılan misali, buz gibiydi, damarlarındak...
...mucizeden mucizeye hopluyoruz, hem kıçımızda donumuz yok." Kemal Tahir'in romanları öylesine akıcıdır, dili o denli durudur ki sular seller gibi okuyup bir çırpıda bitiriverirsiniz. Düşünmek, sorgulamak, dahası bu toplumu anl...
...maz, kapı deliğiyle meşgul olur, gitmelerini beklerdi. Sessizliği hayata en büyük haykırışıydı aslında. Kendi denizinde kulaçlarıyla boğuluyor. Gözleri incelemeye devam ediyor. Şapkası yamalı bir adam köşedeki bakkalla bir şeyler...
...e sarsmaya başlamıştı çoktan yüreğini. Tavanındaki siyahlıktan bir bir kayıyordu umutları. Medet umduğu hülya denizinde hızlıca batarak nefessiz kalıyordu. EYVAHLAR OLSUN! Ya gelmesseniz. Tamam bildim, galiba gelmeyeceksiniz. Ama...
.... Neden uzak memleketlere gitmezsiniz Burası ne acımasız ve katran karasıdır bilmez misiniz? Hava, kara ya da deniz fark etmez burada Çıkıyorsa eğer sesiniz, tahammül edilmezsiniz Bir bağırır iki gülersiniz Ve sonra ebediyete...