...bitiyor! Ya da ilerideki ağacın dalındaki bülbülü farz edin; ruhunuzu kutsayacak ve kendinden geçirecek kadar derin, anlamlı olan şu sesiyle sizin için birkaç dakika şakıyacak, peki ya sonra? Evet, size başlamadan duygusallaş...
“deri” sözcüğü
34 yazıda 44 geçiş bulundu.
deri, deriden, deridendir, deriiiin, derileri, derilerinin, derileriyle, derilmez... eşleşmeleri dahil edildi.
...yetle bakıyordu adamın yüzüne. Gülümsedi. Hangisi? Adam kadının yanına doğru yürüdü. Oturdu. Sormadı. Denizin derinliği suskunluğundan geliyor. Ne diyorum. Hiçbir şey demedim henüz. Ne denirse ısınır havalar? Baharın gelmesine da...
...abilecek misiniz?” “Duymadın mı, neden bizi seçtiniz diyor arkadaşım.” dedi Z. “Aslında gözleriniz öyle… Öyle derin ki, tüm kelimelerin orada saklı olduğunu bilmesem bile anlardım.” Ürperir gibi oluyor kısa boylu adam ve bunu...
Beklediği bir şeyler vardı, kuşkusuz, biliyordu. Tam adını konduramadığı ama içinin derinlerinde eksik kalan, tamamlanmayı bekleyen bir şeyler... Hayat uzun bir tren yolculuğu gibiydi son günlerde. Bir yandan ha geldi ha gelecek bir...
...lnızlık çıkıyor, kalbimden dolu dolu “Çakal”. Sayın Çakal! Sayın yalnızlığın boynu bükük, bakışlarının manası derin… O an, bir zamanlar mutluluktan tozu dumana katan biz, bu çöküntüde tozu dumanı yuttuk. Sanki hayatın tüm geç...
...yor. O zaman göğün duvarlarına Hafızamdan seni çıkarıp asıyorum. Bir Tibet budisti gibi Ağzımı bıçak açmıyor. Derin bir tevazuyla Bu heybetli vücut aciz kalıyor. Ne bir söz ne bir sitem Özlemim gökte yıldız. Yıldızdan yıldıza...
...n güçlenmeyi öğreniyorum. Eski albümleri açıp baktığımda en çok senin resmini okşuyorum. Gözlerimi kapatıp en derinden sarılıyorum sana. Senden kalan en iyi becerebildiğim işi yapıyorum: Ağlıyorum. Yazan: Sevde Gül Köseoğlu
...ü şeyle mücadele ediyordum ve benim onu değil, onun beni araması lazımdı. Bu arada beş, altı kilo vermiş, bir deri bir kemik kalmıştım. Parmağımdaki yüzüğü bol geliyordu artık ama yine de takıyordum. Sonra bir gün dayanamadı...
...muluyordu. Yine de güçlüydü. Çocuğu uzun süre taşıdı. En sonunda bir çadırın yanında durdular. Çocuğu indirip derin bir oh çekti. Bir kadın, "hazır yağmur durmuşken, ateşi yakıp yapalım şu yemeği" dedi. Büyük çadırın yanı baş...
...avileri? Açık mavi mi, yoksa bulut bulut muydu? Hayır, koyuydu; koyu mavi, okyanus mavisi gibi. Okyanus kadar derin. Manifaturacı Necip’le Sarraf Stavro’nun dükkân komşuluğundan doğan ahbaplıkları, Yedikule’de iki sokaklık me...