...tanesini kapıp getirdim. “İzniniz olursa bunu ben alıyorum.” Eda inanılmaz bir sevinçle tam yerinden fırlayıp diğer taşları da toplayacaktı ki Saba onu durdurdu: “Hayır! Bırak bütün bu boyadığımız taşlar yerde dursun. Kimse a...
“diğer” sözcüğü
323 yazıda 506 geçiş bulundu.
diğer, diğeri, diğerimiz, diğerinde, diğerinden, diğerine, diğerini, diğerinin... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir sır perdesinin aralanışını izlemek istiyor. Bir başladığında “Neden?” ya da “Nasıl?” demeye, her soru bir diğerini doğuruyor; sen cevap bulayım diye girdiğin o çıkmazda debelenirken de sabah oluyor. Bazen bu da beni yoruyor...
...kadar yakın hissetmemiştim. Bir yanım kimseyle kafamın içindekileri ve duygularımı konuşamayacağımı bilirken, diğer yanım bunu yapabilmek için can atıyor. Kime kendimi anlatmaya kalksam biraz sonra aptal gibi hissediyorum. İk...
...onunla tekrar kavuşsa bile her hareketini, tüm kıvrımlarını ve en çok da mutluyken yüzünün aldığı şekilleri, diğer insanların anlayamadığı bir bellek gücüyle teninde saklıyor. Bu biraz da, "Sen gidince peki ya ben ne yapacağ...
...uş kameranın sekiz saat boyunca çektiği görüntülerden oluşuyordu. Altı saat boyunca uyuyan birini çektiği bir diğer filmi “Sleep” ile Warhol yine dikkatleri üzerine çekti. Filmleri çoğu kişi için birini gözetlemekten ibaret o...
...m. Ya giren çıkana takılır gözüm ya televizyona. Kimse olmasa bile akvaryumdaki balıkları izlemeye koyulurum. Diğer bir odaya geçsem, o odanın eşyaları ayartır beni. İşte bu yüzden kitap okuma işi gündüze kalıyordu. Hadi günd...
...hayvana şiddet ile karşılaşan iki kişi düşünelim; birisi hayvanların bilinçli varlıklar olduğuna inanıyor ve diğeri de hayvanları otonom canlı formları olarak görüyor; bu şiddet meselesini öğrenen iki kişiden hangisi daha çok...
...nım Tıpkı tanrı gibi başıboş bırakmazdım kullarımı Boş kalan kulum benlik taslar. Selim dediğin tanrının kulu Diğerleri gibi olmamaktan şikayetçi Dışarıya değil içine yönelmiş Dünyayı hiç mi hiç beğenmemiş Oyunlar uydurmuş kendin...
...kapının yanında dikilmiş orta yaşlı, kirli sakallı simitçi bir yandan tahta tezgâhındaki simitleri dizerken, diğer yandan tepeden tırnağa süzüyordu herkesi. “Kalkıyor!” anonsu ile paslı demir kapı gıcırtıyla kapanırken düdük...
...emiyordu… Arkalardan gözlüklü Cevdet, ben binerim, diyerek atladı. Parkın çevresini iki defa döndükten sonra, diğer çocuklar da kendi çekinmelerini yenip sırası ile bindiler. Sıranın sonunda ben vardım Erdem… Tam elimi yerde...