...gen de değişecek. *** O esnada konuşmalarına devam eden iki kardeş, gök gürültüsüyle irkildiler ve pencereden dışarı baktılar. Yarım saat öncesine kadar hava açık ve güneşli olmasına rağmen, şimdi gökyüzü kara bulutlarla kaplı...
“dışa” sözcüğü
12 yazıda 13 geçiş bulundu.
dışa, dışarda, dışardaki, dışardan, dışardayken, dışarı, dışarıda, dışarıdaki... eşleşmeleri dahil edildi.
...erekse ülke dışında kendi dilimize has kurallar çerçevesinde belirlenmiş dilimize sahip çıkmazsak, içeride ve dışarıda bir dilimiz olduğu savını yeterince haykıramayız. Konfüçyüs, dilin önemiyle ilgili şöyle demiş. “Bir ülkenin...
...nayan bir yara ile ayrılmıştım Bursa’dan. Sonradan araştırdım bir oğlu, bir de kızı olmuş. Onun da benim gibi dışarıya karşı mutlu bir evlilik sergilediğini düşündüm hep,” Bu evliliğe tavırlı olduklarını göstermek maksadıyla sal...
Halit, namıdiğer şiirkeş; dakikalardır önünde yanıp sönen imlece bakıyordu. Dışarıdan bakıldığında gözleri dalmış gibi bir hâl içinde olsa da hiçbir yere dalmamıştı; gayet açıktı bilinci, gözleri kadar. Güneşli bir gökyüzüne uyan...
...adın o geceyi Metin’in kollarında zoraki geçirirken bir yandan da gemi konusunda rahatladığına seviniyordu ki dışarından gelen seslerler yataktan fırlayıp aceleyle giyindiler.
...n Manisalıyız teyzecim." Halime halanın Nermin’in "teyzecim" deyişindeki sabırsız vurgusuna, dimdik duruşuyla dışarıya yansıyan vücut dilindeki yabancılığa falan dikkat ettiği yoktu. Aldığı cevaptan mutlu karşılık verdi Nermin'e...
...yüp de gelen kendi idi. Suyun gücünü saf dışı bırakıp yuvarlak bir alan oluşturarak geri itti kendini. Camdan dışarı bakıyordu suyun üstündeki kendi. Gülin kafasını yukarı kaldırıp baktı ve tekrar vurdu suya. Yukarıdaki kendi...
...yüp de gelen kendi idi. Suyun gücünü saf dışı bırakıp yuvarlak bir alan oluşturarak geri itti kendini. Camdan dışarı bakıyordu suyun üstündeki kendi. Gülin kafasını yukarı kaldırıp baktı ve tekrar vurdu suya. Yukarıdaki kendi...
...acak, oyalanacak diye sevinmiştik önce. Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, söylenmeye başladı. Sabahları dışarı çıkart diye havlıyormuş, hiç hâli olmuyormuş ama mecbur çıkartıyormuş. Çok yiyormuş, yok efendim koltuğun kum...
...hemen. Masayı toplamadan çıkmak zorundaydı. Montunu ve ayakkabısını hızlıca giyip anahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetleri adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne s...