...dökülen bir avuç suyun ıslattığı toprak, o çırpındıkça pullarına dokunur. Can havliyle kaydırır bedenini öne doğru. Heyecanlandığını görürsünüz. Biraz fazla su değince pullarına, umutlanır, daha büyük bir iştahla sıçramaya k...
“doğru” sözcüğü
460 yazıda 967 geçiş bulundu.
doğru, doğruca, doğrucu, doğrucuydu, doğrudan, doğrudur, doğruladı, doğrulamadı... eşleşmeleri dahil edildi.
...etten kurtulamadığına anlam veremiyordu. Derin bir nefes çekti; dumanı ağzında dolandırdı, keyifle yıldızlara doğru savurdu. Sigarayı parmaklarının arasına sıkıştırdı. Poşeti, ardından bidonu aldı. Etrafına bakınarak yürüyord...
Dım, tım, tam, pom… Doğru kelime hangisi bilmiyorum. Önemi yok. Yedi dakikadır peşimdeler. Sekiz de olabilir. Dokuz olamaz. Olamaz işte. Ayak seslerini duyuyorum. Sanırım, izlerimi örtmekte, düşündüğüm kadar iyi değilim. Bakı...
...çan yapımlardır (Kaliç 1992: 77-78). Warhol’un ikinci dönemi olarak bilinen bu dönem çalışmalarından “Sürtük” doğrudan optik eşlemeli ses kullanan ilk filmidir. “Mutfak” (Kitchen, 1965) filminde ise, yeni bir ilgi alanı olarak,...
...up tekrar sandalyeye atladı. Bu arada koltuktaki kalktı ve yanıma geldi. Beni yavaş yavaş elektrik anahtarına doğru itmeye başladı. Dört beş adım sonra anahtarın yanına gelmiştik. Tamirci duyu değiştirirken bir ara hareketlen...
...uz?” Soru keskin, sade, yakıcı. Yoksa ben mi dillendirdim bunu onun yerine? Yanıt eksik, sessizlik ikimize de doğru geliyor; belki de yalnızca bana. Elimi uzatıyorum şimdi, orada yok; görüyorum onu ancak dokunamıyorum, yalnız...
...ereceği yanıtı beklerken. Onun beni göğsüne iyice basarak iki omzunu aşağı yukarı art arda indirip kaldırması doğrusu gururumu okşadı. Bir tuhaf oldu içim. Meğer ne değerliymişim. Duyduğum sevgi biraz daha arttı sanki. Tabii be...
...e olabilir? Bu hareket sadakatten başka ne belirtebilir? Kitabın, başlarda sahip olduğu şaşırtıcılık, sonlara doğru yerini oldukça malum bir kestirilebilirliğe bıraksa da son sayfaya kadar cümleler hızla akıp gidiyor. Ölüm, b...
...karanlık, yerde serçe cesetleri. Sarhoş uzatmış elini, içinde aşk şiirleri. Kadının ölü tarafı çekilmiş arafa doğru. Bir şiire gömülü, yaz hüznü. Bir şiire gömülü, tatsız iki ömür. Yazan: Sedef Pehlivan
...usuna, kendi çiçeklerinle karışırsın Artık Portakal mısın, Kiraz mısın, Nar mısın, Çınar mısın? Tek tohumsan, doğru rüzgârı beklerken yaşlanırsın doğmadan, Ya da rüzgârı şaşırıp, hayat boyu savrulursun tutunmadan…