Yirmi birinci asır karanlığı emerek büyüyen, Kundaksız bir bebek Ve zaman gebe, Sancılı bir doğum gelecek Belli her hâlinde. Öyle bir asır ki, Her bina şehirlere dikili bir mezar taşı Artık çok gövdeli ölüm zamanı Gölge düşme...
“doğum” sözcüğü
47 yazıda 64 geçiş bulundu.
doğum, doğuma, doğumda, doğumdan, doğumla, doğumlara, doğumlarda, doğumlarında... eşleşmeleri dahil edildi.
Geç kaldım, evreni yüzümden başlayıp rötuşlamaya acıyı bir doğum lekesi gibi kondurmaya, alnımın günahsız çizgilerine. Neşterini ciğerimde unutmuş olmalısın cerrahsan eğer yahut hükümlü bir ressam, kusursuz güvercinler uçur t...
...n darbe olmuştu. Kadıncağız senin karın ve kendi kocasını yakaladığında, sanılanın aksine hiçbir şey yapmadan doğum gününün gelmesini beklemiş. O gün geldiğinde ise daha yeni yeni öğrendiği el yazısı ile yazdığı mektup, karın...
...bir dedikoduya göre, ahali kaçacak delik aramıştır... Pathé Sineması İlk gösterimleri düzenleyen 1868 Romanya doğumlu, Polonya Yahudi'si, Sigmund Weinberg'in işi fotoğraf malzemeleri satmaktı. Sonradan film üreten Fransız Pathé...
...velerini toplayıp yiyebiliyorlardı. İnsanlık, bu üç parçalı meyvenin her bir bölümüne ayrı bir isim vermişti; doğum, yaşam ve ölüm. Tabii ki bu sınıflandırma biraz hatalıydı. Meyvenin üç parçası aslında; olay, kavram ve deney...
...ün sonsuzluğunda el basar gibi yemin ederek/kırgın kırgın Şimdi desem ki buralar mevsim sarısıdır bir çocuğun doğumu lal olur eski hikayelerin fısıltılarında yüzüne düşer tarihin utançlığı kendi türküsünün mırıldanışına kement...
...ki, dil engelleri, insanları bu bağımlılıktan vazgeçiremedi... Sinemanın kesin bir ortaya çıkış anı yoktur ve doğumunu tek bir ülke ya da kişiye borçlu değildir. Burada çok fazla detayına girmeyeceğim birçok önemli teknik buluşl...
...eşindedir ve dolanır ayaklarına büyür gölge, büyür, çünkü batmaya yaklaşmaktadır yaşamın güneşi, her yeni gün doğumunda. -geldim, gördüm, yenildim- çocuğun havada süzülen gözleri, gözlerinin değdiği noktada yalpalayan bir uçak. a...
...rde?" Sen gelmeden önce Ankara'da her şey incinen, çiçekçilerin adreslerini karıştıran, eve çok yorgun dönen, doğum günlerini unutan insanların elinde filizleniyordu. Kabına küsen menekşeler diyarıyken bizler, sen sinemaların...
Giydirir gibi anıları Endam biçebilseydik gün doğumuna Geri getirebilirdik dünü Rüyalardaki gibi Borç yazdırabilseydik loş ışıklara Takvimler aç bırakılmış ejderha sanki Kehanetlere inanamazdım oysa Yazan: Taner Yıldız