...abağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir dolapta. Buzdolabını kapa, ocağa dön; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları...
“dolapta” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
dolapta, dolaptaki, dolaptan eşleşmeleri dahil edildi.
...istiyordu. Zaten buzdolabı küf içindeydi. Evde tek başına yaşadığından aldığı çoğu şey çürüyüp küfleniyordu. Dolapta bir şey olmayınca da kendisini kötü hissediyordu. Parayı somut bir şeye dönüştürmeyi isterdi. Diğer türlü boş...
...i izlerdi o zamanlar. Sesimi de fena kullanmazdım hani. Sonra bazen türküler söylenirdi, misafirlerimiz olur, dolaptan bağlama ve gitar çıkardı. Ne güzel okurdu Nilgün. Ne güzeldi sesi, kulaklarım huylanırdı onu dinlerken. Evde,...
...ında, unutkandı sadece. Nezahat'in önem verdiği birçok şeyi unuturdu. Özel günler, şampuanın kapağını kapama, dolaptan çıkartıp içtikten sonra su şişesini doldurup geri koyma, kulak pamuklarını kullandıktan sonra lavabo kenarınd...
...ğuk algınlığı olduğunu düşündüm. Kontrol ettim çoraplarımı. Belki şöyle bir tas sıcak çorba, bol baharatlı... Dolapta limon yok, biraz da meyve almak lazım. Ayakkabılarımı giyerken seslendi apartman yöneticisi: -Yaz günü nezle...
...ne haltlar ettiğini bilmek en doğal hakkındı. Ellerinin titremesinden dolayı zarfı açamadın. Mutfağa gittin, dolaptan bir bira daha kapıp yine masaya döndün. Oda iyice soğudu. Klimayı kapattın. Kanepede mahzun mahzun seni seyre...
...en, en çok ağlarken iştahlı olurum oysa… Tatlı içimi kıymıştı her zamanki gibi, tuzlu bir şeyler iyi gelirdi. Dolaptaki yaprak sarması ne güne duruyordu. Oh mis! Annem tencerenin dibini boyladığını gördüğünde, akşama babaannemler...
...son ne zaman böylesine mutlu ve anlamlı bir duş aldığımı hatırlamaya çalışıyordum. İyice kurulandıktan sonra dolaptan temiz iç çamaşırı çıkardım. Saçlarımı kurulayınca yüzüme dikkatli bir şekilde baktığımı, buruşukluğun, kırışı...
...bambaşka bir yerde başlamış ve başka yerlere de gitmenin telaşında bir gelin. Sofrada iki bardak, iki çatal. Dolapta bitmeyen dondurma. Sadece bir tane alınan ekmek ve bitemeyip bayatlayan. Avcumun ortasından silinmeyen kına....
...mına yedi ay iki yüz on dört gün olmuştu. Dolapları yerleştiriyordum ve elime sana ait minicik bir şey geçti. Dolapta öylece kalmış, kenara, arkalara atılmış, senin bir zamanlar varlığını ispatlayan minicik bir cisimdi elime ge...