...“Kulaklarımla duymasam ben de inanmazdım.” İbrahim Başkomiser sohbet ederken bir yandan da gözleri köşe bucak dolaşıyordu. Dolapların kapaklarını tek tek açıp kaparken “Muhteşem! Muhteşem!” diyordu sürekli. Bir ara durdu, sekretere...
“dolaş” sözcüğü
10 yazıda 10 geçiş bulundu.
dolaş, dolaşabileceğini, dolaşabiliyordu, dolaşabiliyordum, dolaşacak, dolaşacaksın, dolaşacaktım, dolaşacağım... eşleşmeleri dahil edildi.
...apının kolunu sıkı sıkıya tutuyordu. Odaya girmedi. Ama şimdi iki evladını da görebiliyordu. Odayı köşe bucak dolaşan gözleri küçük kızın yatağının baş tarafında duran sandalyenin üstündeki oyuncak bebeğe takıldı. Ne zaman aldı...
...ilk defa görüyorlar ve neden bu güne kadar kullanmadıklarını düşünüyorlar, türlü türlü özellikler ceplerinde dolaşıp duruyor, elleri boş olanlardan bir farkları olduklarını anlıyor ve özgüvenleri yerine geliyor, kim vermiş bu...
...ir oldu. Oturdu. Çantadan kitabı çıkardı. O eşsiz ayracı emanet ettiği şiiri açtı. Parmakları sarı dalgalarda dolaşırken kapattı gözlerini, yüreğinden süzdüğü dizeleri okudu umutlanan yalnızlığına. Gözlerini açtığında telaşlandı;...
...bir zamanlar giyim kuşamıyla herkese parmak ısırtırdı. Lanet hastalığın alıp götürdüğü eşi ütüsüz giysilerle dolaşmasına asla izin vermezdi. O günden sonra ne zaman aynaya baksa sanki eşi karşında kaşlarını çatarak, bu ne hâl, diy...
...ası sekiz maçlık galibiyet zincirlerini kendi iradesiyle bozan, asık yüzlü teknik adamın kafasının içerisinde dolaşan tilkileri feci biçimde merak ediyordum. İşte bu yüzden tam burada, onunla bir küçük röportaj kopartabilmek um...
...mutfağa geçti. Duvar saati öğle yemeği vaktinin geldiğini haykırıyordu: Ding dong! Ding dong! Dışarıda gezip dolaşmayı unutmuş Kâmil Bey dakikalardır kapının önünde bekliyordu. Duvar saatinin çaldığını işitir işitmez zil butonun...
...ediğimiz yer kalmadı. Oradan Güney Amerika’ya gittik. Arjantin’den Şili’ye Meksika’dan Kolombiya’ya ülke ülke dolaştık. Sonunda gezmekten yorulmuştum. Zaten hemen hepsini daha önce gözlüğümle gezmiştim. Beni şaşırtan aman aman b...
...dığında soru dolu gözlerle adamın peşine takıldılar. Ölüm sessizliğine bürünmüş kattaki kafeleri-restoranları dolaştılar. Yine elleri boştu. Hemen bir üst kata merdivenlerden çıktılar. Ne merdivenlerde ne de katta kötü koku vardı....
Bir adam çevremizde dolaşıyor, habire gülüyor Dudakları her şeye gülen bir soytarı gibi Sarıyor soyluların, başkanların, kraliçelerin çevresini Kalbi duygusuz, kendisi sahte Belki biraz para, belki de şöhret isteyerek Tiksindiriy...