...ylusu sıktığı donu giydi. Havuzun kenarındaki mermere uzandı. Parmakları ıslak saçlarının arasında tarak gibi dolaştı. Sol kolunu başının altına koydu. Az öncesine kadar kulaç attığı maviliğe dalıp gitti. Köprü’nün Eminönü’ne k...
“dolaştı” sözcüğü
10 yazıda 12 geçiş bulundu.
dolaştı, dolaştık, dolaştıktan, dolaştılar, dolaştım, dolaştırdıklarında, dolaştırdıktan, dolaştırdığı... eşleşmeleri dahil edildi.
...iş kata vardığında asansörü bekleyenlerin şaşkın bakışları arasında koşarak dışarı çıktılar. Binanın arkasına dolaştılar. Ana caddeye ulaştıklarında yeşil ışığın yandığını gören araçlar adeta yerlerinden fırlamışlardı. Başkomiseri...
...ler mezunu genç var. Sadece bulunduğumuz kattan bahsediyorum, yanlış anlama.” dedi, kafasını odanın etrafında dolaştırırcasına sallayarak. Sonra onu pür dikkat dinlediğimden emin olunca devam etti: “Altyapımızdaki oyuncuların tamamına,...
...sında, modern hemşireciliğin kurucusu olan Florance Nightingale de bulunmaktaydı. Kışlada elinde bir lambayla dolaştığı için “lambalı kadın” olarak bilinmekteydi. Florance Nightingale ve beraberinde gelen hemşirelerin kaldığı oda...
...bütün gün hareketsiz kalıyoruz; en azından hafta sonu biraz hareket etmek gerekli insana. Şöyle sahilde biraz dolaştıktan sonra büyük otobana çıktık. Arabalar vızır vızır. 150-200 derken nerdeyse uçmaya başladık. Bu ona yetmiyordu...
..., ne dediğimi? Şimdi bana sorsanız, öleceğime inandığımı söylerim size; önünüze şiirler dökerim, mezarlıkları dolaştırırım, cesetleri işaret ederim! Ama bakın, işte, ben yalan söylüyorum. Öleceğime nasıl olur da inanabilirim ki, bu...
...olan ve var olabilecek tüm duyguların üstü. Tek bir haber almak için öldürtür evlat. Tek bir ses için dünyayı dolaştırır, tek bir an için yeri göğü deldirir ve yine evlat. Ötesi yok. Olamaz. Duygularıma esir olup açıyorum telefonu...
..., uçak saatine kadar cinayet mahalline geri dönen katilller gibi, Bodrum'un anılarımız olan her bir noktasını dolaştım. Mayıs ayıydı ve bahar fışkırıyordu her yerden. *** Ertesi sabah işe gittiğimde kimse boş parmağımı fark etme...
...miyordu, merak da etmiyordu açıkçası. Abisiyle pek konuşmadı, yaptıklarından bahsetti. Yani sadece sokaklarda dolaştığından. Abisiyle geçirdiği kısa sohbette bir şey fark etti. Bazı cümlelere, bazı kelimeler ne kadar uzak kalmıştı. K...
...öğün maviliğine doğru. Yukarı çıktığında nefes nefeseydi. Soluklanırken gözünün değebileceği en uzak köşeleri dolaştı. Sabah güneşiyle bir başka görünen dingin denizin maviliğine yakın olmak istedi. Gidebildiğince surların üzer...