...ulunurdu; ama asıl önemlisi, cadde boyunca görülecek çok şey olmasıydı. El pompasını sıkarak şişelere kolonya dolduran bir manifaturacı, manifaturacının vitrinindeki parmak bebekler, renk renk ojeler, rulolara sarılmış fistolar,...
“doldura” sözcüğü
2 yazıda 4 geçiş bulundu.
doldura, doldurabilecek, doldurabilirdim, doldurabilirim, dolduracak, dolduracakken, dolduracaklara, dolduracakmışçasına... eşleşmeleri dahil edildi.
...yenik düştü. Hepsinin aynı olduğunu gördüm önce. Bir şeffaflığa yetecek sayısız yenilik, kalbimizdeki boşluğu dolduracak bir milyon neden varken hepsi bir tekrara hapsolmuş gibiydi. Bakışlarınızdan anlıyorum -evet camların da bir...
...me yakışan bir evlat olacağıma söz verdim yağmurun altında. O eski evimizin küflü odalarını neşeli gülüşlerle dolduracağıma, karanlık bahçesini çiçeklerle benzeteceğime söz verdim. Yağmur bitene kadar hüznümü yaşadım. Bir daha yaşama...
...seni Başka bir sonsuzluk ağzımda gülüşün Herkes duasını tanrısına uzattı Kimse dokunamıyor geçmişine Güzeller dolduramıyor Seni serdiğim boşluğumu Eksik olmuyor mevsim masalları Ben senle tamamlıyorum yarınları Kapılar sonsuza kadar...
...en emekliye ayırmış marangoz Ali Usta’yı uğurlamıştı. Sığındığı mahalle bir eksilmişti. O bir, kalabalıkların dolduramayacağı kadar büyüktü. Ölüme inat hüznü yüreğine gömüp yaşamaya kaldığı yerden devam etti. Yere sağlam adımlarla bası...
...enlerini havada birkaç defa silkeledikten sonra parmaklarına geçirdi. Bir hışımla dökülen her şeyi avuçlarına doldurarak arabaya bırakmaya başladı. ‘’Ula Ali n’apıyon süpürge var ya arabada onunla alırdık.’’ Ali nefes nefese devam...
...sıcak tutuyor. Allah rahmet eylesin, bana güzel anılarla birlikte bu sıcaklığı da bıraktı. İşte şu, gözlerimi dolduran sonsuz manzara bana babamı hatırlatmıyor değil. Gerçi her yerde görüyorum rahmetliyi. Oturup izliyorum sadece...
Otuzuncu yaşını dün dolduran İlkan, iki senedir hemen her şeye karşı süregelen alakasızlığını büyük bir istikrarla muhafaza ediyordu. Bir zamanlar, bazılarını öfkelendirmeye dahi yetebilecek o iyimserliğinden eser kalmamış; attı...
...l, üçgen yüzler… İçleri boş, bomboş yüzler… Hep, bir ağız, bir burun, hiç olmazsa bir göz çizmek isteyen eli, dolduramazdı o boşlukları. Düşündekiler sırayla onu yoklayıp dururlardı. İçlerinden birini kapıp da kâğıda geçirmek isteme...
...ktan uyuklar gibi kalktığında gece saat üçe geliyordu. Ayaklarını sürüye sürüye mutfağa ulaştı. Bir bardak su dolduracakken kendine, gözü çöp kutusuna ilişti. Sabahın erken saatinde çöpçüler geçecekti. Bardağı tezgâhın üzerine geri b...