...mak istedim hep. Suda bekletilip üç-beş gün oradan saksıya terfi etmek gibi. Sonra serpilip başka bir evin su dolu bardağına bir dal olarak gitmek gibi. Bu sebepten çok özenmişimdir ülke ülke gezenlere. Her ne kadar henüz bu...
“dolu” sözcüğü
260 yazıda 361 geçiş bulundu.
dolu, doluca, doludizgin, doludur, dolular, doluluk, doluluğu, doluluğunu... eşleşmeleri dahil edildi.
...lerini gök kuşağının. Ardında bir umut belliyorum. Sigaramın dumanı bile uzaklaşıyor içimden Çektikçe ışıklar doluyor içime. Şehrin ışıkları zararlı diyorum, Caretta carettalar ölüyor. Ben gülüyorum. Nesli tükenen her canlıya b...
...… Annen bir dua uzaklığınca yakınında. Şehadet şerbeti ona en tatlı bal, üzülme. Kolları açık, daha bir sevgi dolu. Sana gülümsüyor. Uzak zannetsen de Arap kızı. Uzakta değil annen. Dokunsan sarılacak, gülsen kahkaha atacak....
...ırgır'ın 626. sayısında ele aldığı bu durum, kapitalizm ile ilgili hazırlanmış olan "balık tutan adamın balık dolu kovasına olta atan takım elbiseli adam" illustrasyonunu akıllara getirmekte. Oğuz ve Ergün imzalı Gırgır kapa...
...uymuyorum artık. Ağırlaşmış göz kapaklarımı kaldırıyorum yavaş yavaş. Sevgili, tepenin ardından son kez sitem dolu bakıyor bana. Belli, o da yorulmuş. Sonra kayboluyor. Sanki hiç olmamış gibi, sanki yarın yeniden beliriverme...
...rsuyu andırıyordu. Hemen yanında beliren kişi yirmili yaşlarındaydı. Gözleri etrafa karşı resmen mücadele ile dolu bakıyordu. Yaşına göre bir giyimi vardı. En sondaki ise daha elinde plastik bir kamyonu olan çocuktu. -Büyüyü...
...e çoğalan. Şiirler tükenmek bilmiyor ortada bir veda olmayınca Bir sarılış eksik mesela, bir koku yok burnuma dolup taşan -Şiirler tükenmiyor kırk yıllık bir sevda kaybolduğunda- Adım adım gölgenin izinden Ayak izleri iki çif...
...diliyle yapmış olması tuhaf gelmişti. İlginç bir kadındı doğrusu. Yavaş yavaş birkaç kişi daha elleri kolları dolu geldi ve sözleştikleri her hallerinden belli olan bu insanları dinlerken her biri kendinden bahsedip duruyord...
...değmesinin sesini bile odaya duyurmadan sobayı temizleyip kül kovasını alıp dışarı çıktı. Odun, kömür ve çıra dolu kova ile odaya dönüp bir iki çırayı, birkaç odunu ve ses olmasın diye kovadaki küçüklü büyüklü kömürleri elle...
...du. Bana böyle baktığını hiç görmemiştim. Kalbim dışarıda yağan kardan daha soğuktu, burnum sızlıyor gözlerim doluyordu. Tam bu sırada bahçe kapısından giren bir çocuğa takıldı gözlerim. Bu havada üzerinde yırtık bir kazakla titr...