...kır saçlı bir amca vardı. “Hoş geldin delikanlı. Gel bakalım gel, meyve ye biraz.” diye beni oturttu. Masayı donatmış Handan abla. “Yesene çocuğum, niye uzak duruyorsun masaya?” diyor. Adam utangaçlığıma veriyor, ondan daha çok...
“dona” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
dona, donacağım, donacağımı, donakalan, donakalmış, donakalmıştı, donakalmıştım, donalım... eşleşmeleri dahil edildi.
...meye başladım. Çocukluğumun geçtiği sokaklarda yürüdüm. Çarşı hâlâ aynıydı; tabelalar, markaların logolarıyla donatılmıştı. Telefon dükkânları sarmıştı her tarafı, ama onun dışında sadece eskimişti. Manava, fırına uğradım. Çocukluğu...
...ğin gelişmesini sağlar. Sadece bu da değil tabi ki. Örneğin bir öykü yazıyoruz. Onu yazarken afili cümlelerle donatmak için dakikalarca kâğıda bakıp cümle bulmaya çalışmak iğneyle kuyu kazmaktan öteye gidemez. Aklımıza geldiği,...
...gibi içeride de eskinin o mahşeri kalabalığından eser yoktu. Koca salon sulu boya eski İstanbul resimleriyle donatılmıştı. Salonun diğer ucunda, ressam olduklarını tahmin ettiği bir grup sohbet ediyordu. Her zamanki gibi dudakların...
...yaparlar. Hayvanlar ise o kedi gibi sadece yardım ederler ve giderler. Neyse… Geceyi, yerde yatarak, soğuktan donarak ve açlıktan bayılma derecesine gelerek geçirdim. Birçok yerim kanıyordu. Sabah olmuştu. Hemen bir çöp aradım....
...r hararetliydi. Hâl hatır sorarken diğerleri de geldi. Bizler hasret giderirken masa envaiçeşit kahvaltılıkla donatılmıştı. Herkes önündeki tabağı arzu ettikleriyle doldurmuştu. Çok geçmeden ortaya yapılan konuşmalar yerini ikili so...
...gözlerinden damlalar. Şimdi düşünüyorum da ne çocuk şarkıları dinlemişiz diyorum. Çileyle bezenmiş, yüklerle donatılmış dizeler. Kadına tanınan haklar, ömründen çalmış da çalmış. Kederden erken gitmişler bu âlemden kim bilir. Oys...
...fı kapıp yırtmaya başladı. - Öyle ananın fotoğrafını ne yapacaksın? Lanet olsun ona! Seyirciler gibi bir anda donakalan Serkan daha sonra kendini toparlayıp yerdeki parçaları birleştirmeye çalışırken stüdyo şefi programın bitme i...
...ğında ve son derece sessizdi. Normalde ödümün patlaması gerekirdi ama son derece sakinleşmiş ve olduğum yerde donakalmıştım. Zaten ne olduysa o andan sonra oldu. Bir anda, içinde bulunduğum zifiri karanlığa inat her şeyi kristal berr...
...i, parmaklarını yersin.” Nereden bilecektim, ne dese inanacaktım. “Ver hadi.” Roka, rakı derken kendimi sofra donatırken buldum. Balıkları fırına vermeden, Gaye’yi aradım. “Kaçta geliyorsun, akşam ziyafet var.” Yine mesaiye kalmak...