...asına ya da ortak bir tanıdıklarına getirmek isteme çabaları hep boşuna olmuştu. Lisenin son yılında herkesin dönüp dolaşıp aynı soruları sormasından çok sıkılmıştı. Bu kişi annesi bile olsa… Parıldayan bir öğrenci olamamıştı...
“donu” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
donu, donuk, donuklaşan, donuklaşmış, donuklaştı, donuklaştırdı, donukluğun, donukluğunu... eşleşmeleri dahil edildi.
...götüreceğini düşündü durdu bir süre. Köye her sabah ilçeden bir minibüs gelir, ilçeye gidecekleri taşırdı ama dönüş saati öğleden sonraya sarkardı. Onun dışında ulaşım olanağı yoktu. Kara kara düşünürken usundaki kara örtünün...
...rak yoldan başka bir yer görülmüyor. Başkahraman Bedii, ertesi gün intihar etmeyi düşünen ve o gün arabasıyla dönüp dolaşıp ona yirmi kürek toprak atacak birini arayan bir insan. Arabasına aldığı kişilerle geçen diyaloglar, k...
...ç cebinden tarağı çıkardı. Saçlarını geriye doğru taradı. Asansörün tavanından süzülen ışık anlına düştüğünde donup kaldı. Şaşırdı. Korktu. Maske ile saçı arasına sıkışanlar ortaya çıkmıştı; yorgunluk, hakkıyla yaşanmadan gel...
...e yordu. Duvarı enine boyuna kaplayan kitaplığın önündeydiler şimdi. Bir adam ve bir kadın… Yüzleri kitaplara dönük gözleriyle seçiyorlardı onlarca kitabı. Anlaştıkları gibi öyküleri ve romanları aldı kadın, şiirler adamın ol...
...annem öldüğünden bu yana bende suçluluk duygusu yaratıyor. Babam bize geldiğinde gece kalmak istemiyor, evine dönüyor. Ben hep onun yanında olamıyorum. Babalar kız çocuklarının kalp yarası. Çocukların odasında yapacak çok iş va...
...hımı alan çoktur, diye aklıma düşer hep. Duyuyorum öyle orada burada. Üçe beş diyeceğim herhâlde, devir böyle dönüyor. Senin çayın benim ekmeğim, kardeşim. Yastığa kafamı rahat koyarım ondan. Küçük kızımla sabah kahvaltımızı be...
...mem ne bankasından çevik merakıyla kadın adımı “hayırdır” anlamında bir defa daha telaffuz ediyor güreşe geri dönüyorum ne o, neden güldüğümü soruyor ne ben, beni ben olmaktan çıkaranın ben, ben miyim sorusuna yanıt oluşunun absü...
...ına kadar manzarayı seyredip hayallere dalmazlar. Birbirleriyle muhabbet ederler. Bu muhabbetler dedikodulara dönüşür bazen. Bazen ise bazı fikirleri birbirlerine dikte ettirecek kadar ileri bile giderler. Hayvanlar koklaşa kok...
...e bana ayaklarının felç olduğunu, yürüyemediğini söyledi. Onu sırtladım ve kilisedeki ayine götürdüm.” “Evime dönüyordum. Sinagogun bahçesinde küçük bir çocuk hıçkırarak ağlıyordu. Ona neden ağladığını sordum. Bana, Yahudi anne-ba...