...mış aşk, biraz ihtimam Efsunum aşktan. İklimler alabora olmuş Sağa sola dağılmışız Susmak deyince İnsanın iki dudağında iki düğüm Ya da bil ki zarafeti bitmiştir dünyanın. Kelebeği kaçırmasınlar, söyle Pek hercaidir ömür Rüya gib...
“dudağın” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
dudağın, dudağına, dudağında, dudağından, dudağını, dudağının eşleşmeleri dahil edildi.
...adan derin bir nefes çekti. Ağzının içinde dolaşmaktan başı dönen dumanı ciğerlerine yollamıştı sanki. Sigara dudağında karşısındaki Genel Müdür odasına girdi, ardından Tuncay. Birkaç adım ötedeki polis hemen toparlandı. Zavallı...
...aki çinilerin, kabartma işlemelerin resmini çeken takım elbiseli bir adam kibarca gülümsedi ona. O da hafifçe dudağını yana kaydırıp gülümsemiş gibi yaptı. Takım elbiseli adama özenip omuzlarını daha bir dikleştirdi. Yüzüne cidd...
...denbire. Anne onları kapıdan izliyordu. Adamın yüzündeki kasılma sıkıca kapatılmış ağzının açılmasına, şişmiş dudağının zuhur etmesine neden oldu. Kadın hızlıca arkasını dönüp mutfağa gitti. -Kulaklarını çekince ağladı mı, dedi ç...
...ldu. Büyük aşkını sadece şiirlerinde okuyabildik; Ayışığında oturduk Bileğinden öptüm seni Sonra ayakta öptüm Dudağından öptüm seni Kapı aralığında öptüm Soluğunda öptüm seni Bahçede çocuklar vardı Çocuğundan öptüm seni. Başka evl...
Güneş; gözlerim kapanınca karanlıkta Rüzgâr; güvercin dudağında seste Arzu; polenlerden toplanan kokuda Gösteriyi kurşunlayan gözlüklü bir çocuk Parkta bıraktı ağzını yanımda kıkır kıkır Kitapları teorik kaplamalı fizik, olasılık...
...krizleri geçirdiği söylenir. “Küçük oğlum benim ninni kapa gözünü gece olmuştur uyu bu kara dev, gözünde kan dudağında gülüşle gelmiştir Seni istiyorum ve biliyorum asla koynuma alamayacağım sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün...
...yamış. Suyun dibindeki sevimli yunus sanki canlı da nanik yapıyor kendine. Düşman ilan etti o cansız gözleri, dudağını büküp arkasına dönerek yatağa oturdu. Duvardaki ışık oyunlarını seyretti uzun uzun. O dalgalanışları, o kıvra...
...yor, gördüğü tabloların önünde dikilip bal gözleriyle seyre dalıyordu. Beyaz bir kapının önünde durakladılar. Dudağına bir sus işareti yaptı, kısık bir sesle ekledi: “Burası Elif’in odası...” İçeri daldılar. Şaşkın şaşkın yatağı...
...kurtuluruz, istersen ülkeden gideriz, nereye istersek oraya.” Nilgün’ün gözlerinin dolduğunu, ağlamamak için dudağını ısırdığını hatırlıyorum. Çantasını koluna takıp hiçbir şey söylemeden kalkıp gitmişti. Sabaha doğru eve geldi...