...ye soruveriyor öylece. -Muhtar Efendi, hiç mi Victor Hugo okumadınız ? ”Ağlamak için gözden yaş mı akmalı ? / Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı ?”- Kardeşler, Mazhar’ın evine girdiklerinde evdeki eşyaya bakıyor. Ölmeden heme...
“dudaklar” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
dudaklar, dudaklara, dudaklarda, dudaklardan, dudakları, dudaklarım, dudaklarıma, dudaklarımda... eşleşmeleri dahil edildi.
...ha büyür müydü şu memeleri? Annesininkiler nasıldı acaba? Yüzünü görmediği kadının göğüslerini hayal etmesine dudaklarındaki acı bir tebessüm eklendi. Ya şunlar… Şu kahve ve kömürden başka nesnelerin renginden nasibini alamamışlar. Sa...
...i banka sürüklüyordum… “Cahit, Ali beni öldürecek!” dedim. Meraklı bakışlarıyla: “Neden, niye öldürsün seni?” Dudaklarımın kuruluğunu dilim ile tazeledikten sonra: “Sabah okula gelirken onların evinin perdesi açıktı, ben de kafamı u...
...caya kadar tüm o acı tatlı anlar; bekliyorum. Gitmeden son bir çay istiyorum bıyıkları ve sakalları arasından dudaklarını seçemediğim seyyardan, sigara dumanında bıraktığı umutları şimdi sadece ağzının etrafını saran kalın kıllarda...
...ğime Hüznümde girdap, kapımda hep ölüm bekler Hep kaçamak bakardım, o günbatımı yüzüne Saklı bir çeşme akardı dudaklarından Selver Şirin bir kasaba karışırdı alnının tam üstüne Bazen asi bir çocuk, bazen sonsuz bir keder Yitik bir çö...
...ara dedim yahu!” Aval aval baktı Cansel, Emine’ye ama inanmadı. “He. He. Şimdi lafı kıvırın bakalım.” Sultan, dudaklarından ve burnundan akan kanı tülbendiyle silerken gözlerini Cansel’den ayırmadı. Kıvırmak mı? Kıvırmak ona yakışmaz...
...Bu ikazla mavi dumanlar dağıldı birden. İyi ki gelmişti bu programa. Öyleyse konuşmalıydı. Heyecandan kurumuş dudaklarını yaladı. Özlem yüklü sözcük, ağzından çıkmaya hazırdı artık. - An-ne. İlk kez… Ne güzeldi… Binlerce kez söylem...
...nı ağrıyan yerlerime diner yalnızlığım ve temmuz sancılarım. Şimdi sen gelsen böğürtlen toplasa ellerim diner dudaklarımın kırmızı susuzluğu ve içindeki şubat soğukluğu. Gelsen yürürüm seninle dev çınarların gölgesinde sınırda ve so...
...ki on beşinci kattan tutacaktı o koskoca dağı. Çayından bir yudum aldı. Porselen fincanın inceliğini hissetti dudaklarında. Köydeyken kahvaltının hazır olduğunu annesinin saçlarını okşamaya başlaması ile anlardı. - Kalk kuzum, çorba...
...kadar uzaklardasın ki! Dokunamaz olduk birbirimize. (…) Çoktandır seni doya doya öpemedim. (…) Her seferinde dudaklarının acıdığını söyledin. (…) Israr etmedim. (…) Kahve yanığı dedin…” Kadının sözleri lodosa dayanamayarak savrulup...