...a başladı. *** 1800’lü yılların sonunda inşa edildiğini tahmin ettiği ve nihayet elektrikle çalışan asansörün düğmesine bastı. Yüksek bir sesle bağlı olduğu halatlardan sıyrılıp ağır ağır aşağıya doğru inen asansör, bulunduğu kat...
“düğme” sözcüğü
5 yazıda 5 geçiş bulundu.
düğme, düğmeler, düğmelere, düğmeleri, düğmelerine, düğmelerini, düğmeleyip, düğmeli... eşleşmeleri dahil edildi.
...eyi çeken ihtiyar ellerine takıldı çocuk. Arka bahçelerindeki kurumuş ağacın dallarına benzetti onları. Lamba düğmesinin sesi minik odada yankılandı sonra. Sonra kadın onlara dönecek gibi oldu, dönmedi. Kapıdan çıktı. Adam pencere...
...ibi hissetmişti. Yağmur damlaları küçülmüş, yol açılmış, araç sayısı epey bir azalmıştı. Taksicinin eli radyo düğmesine uzanmıştı. Açılan ilk kanalı da değiştirme gereği duymadan ilerlemeye devam etti. Güzel bir parça çalıyordu ş...
...cak. Bunun yanında ne umudundan ne de hayallerinden vazgeçecek insan. Ütopik olduğunu bile bile umut ışığının düğmesini hep açık tutmaya çalışacak içinde. Denizlere açılacak, yollar aşacak, kendini bile terk edecek bu uğurda…
...korkar gibi, sanki bir karınca yuvasının üzerinden geçer gibi usulca geçiyoruz loş bir odanın içine. Elektrik düğmesini çevirdiğimde yüzünü daha net gördüğüm İlyas, gülümsüyor şimdi, güzel bir düşten fırlamış gibi duran sevimli y...
...nde devreye girerken bodrum katın merdiveni zifiri karanlıktı. Başkomiserin tepkisinden korkan Faruk panodaki düğmelere ardı ardına bastı. Ortalık aydınlandığında üç çift ayak sesi merdiven boşluğunda yankılandı. Her adımda küf k...
...n yanlarından toprağa düşen yağmur, önce şemsiyeye gümbürtüyle çarpıyor, sonra akıntıya katılıyordu. Ceketini düğmeleyip ellerini ovuştururken mesaj sesini duydu. “Değişmemişsin. Hâlâ kahve seviyorsun. Spor ceketin de çok yakışmış...
...i kapatan Esma'nın yanına gitti yavaşça. İteledi Nuran'ı. Başörtüsünü çözdü Esma'nın. Yeleğinin ve kollarının düğmelerini açtı. Deniz, hemen bir avuçluk su uzattı adamın eline. Onunla yüzünü, bileklerini sıvazladı kadının. - Tamam,...
...düşünürüm. Önceden var mıydı sanki derim, ne kadar alışmışız ışığın aydınlığına. Mutfağa geçerken de elim hep düğmeye uzanır. Ne zor değil mi alışkanlıklarımızdan vazgeçmek? Zamanla öğreniyormuş insan, öyle diyorlar. Neyi öğren...
...rup uzaydaki yolculuğuma çıkabilirdim. Mutfak robotum yemekleri hazırlayıp getirdi. Yemek yedirme makinesinin düğmesine bastım. Gayet başarılı. Gözlüğümü takıp seyahatime başladım. Bir ara Merkür'e fazla yaklaşmışım, susar gibi o...