Kimse, kimseye değmeden; bağır çağır geçiyor yoldan. Bir şey olacakmış gibi. Bir şey olacakmış gibi duran ama hiç olmamış günlerden biri, Herkes, kendi yankısına çarpıp, dönüyor geri. Yağmurun toprağa düşüşü bile acele Bir te...
“dura” sözcüğü
1 yazıda 4 geçiş bulundu.
dura, durabildi, durabildikten, durabildim, durabildiğini, durabilir, durabilirim, durabiliriz... eşleşmeleri dahil edildi.
...çığlığa geçiyordu tepelerinden. “Yıllardır göremediğim ablama gidiyorum,” dedi kızıl saçlı kadın aniden. “Son durağa kadar benim yolculuğum. Ya sen?” diye sordu. Bu samimiyete önce şaşıran sonrasındaysa içten içe sevinen kırmı...
...bir bilgenin varlığı ortaya çıkmaya başlamıştı. Nermin'in saygılı, ölçülü ve biraz da yüzüne kondurulmuş gibi duran yapay gülüşü yavaş yavaş silinmeye başladı. Yaşlı kadın konuştu, Nermin dinledi. Yeni yeni kafa yorduğu bir k...
Birisi yanlış durakta inmişti Diğeri nereye gideceğini bilmiyordu, bekliyordu Kuzguni saçları rüzgârda dalgalanıyor, Kirpik ucunda toplanmış damlaya geçmişini biriktiriyordu Yanağından süzülerek o yaş yere düştüğünde Geçmişi de...
...ğim bir aralıktan geçiyorum. Kirden, pastan yapılma bir musluktan akan suyla yüzümü yıkıyorum. Başımı kenarda duran bir masaya yaslayıp ağır kokular içinde kendimden geçiyorum. Yanı başımda fısıldayan bir sesle açılıyor gözle...
...dımcı olacaktır. Yazar çok yazmalıdır. İyi bir yazar olmanın yolu ilham gelmesini beklemekten geçmez. Hatta o durakta hiç durmaz bile diyebilirim. Yazmanın olmazsa olmazlarından biri de çok yazmaktan geçer. Buna ilkokulda çocuk...
...açacağı korkusuna kapılan Serap’ın dilinden ilk aklına gelenler dökülüverdi: “İşten çıkarmalar devam edecek. (Duraksadı.) Bakalım bu kez kaç kişi gönderilecek! (Yutkundu.) Bu zor görevi bana verdiler. İnsanlara işten çıkarıldıkla...
...nız gecelerde yoldaşlık etsin diye bir de radyo uydurmuş eskicinin birinden. İsmail Bey elini uzattı. Hurdacı duraksadı. Telaşla sağ elini paltosuna sildi. Ardından buluşan eller uzun uzun sıkıldı. Vedalaştılar. Birkaç adım atmış...
...r yorum getirir. Temelde hiçbir şey olmayan bu dönem filmlerinde Warhol’a göre altı çizilmek istenen, yaşamın durağanlığı, sıkıcılığı ve bundan doğan “anlamsızlık” duygusudur (Kaliç 1992: 77- 78). Parkinson’a göre (1995: 200) Warho...
...ilmişti kimisi. Uzaklarda bir ceylan daha vardı. Dağların hemen önünde. O kahverengi uçsuz bucaksızlığa yakın duran minicik ceylan kendisi olabilir miydi? Bir belirsizliğe doğru gidiyordu. En bildiği yerden ayrılmış, hiç görm...