...evdeki çocukları aklına gelince vazgeçti. Ve aynı vazgeçişi yanındaki arkadaşına da geçirdi. Bir süre öylece durup akan poşete baktılar. Yüzlerinde donuk bir ifade belirdi. Kendi pisliğinden kaçan adam hızla attığı adımlar s...
“durup” sözcüğü
47 yazıda 53 geçiş bulundu.
...ri oturdukları yerden paramparça edebilirler. Anlayacağımız şu ki Fâtımâ'nın Eli, armut toplamıyor. Şimdi bir durup düşünelim; neden bu güvensizlik binlerce yıldır insanların aklını meşgul etmiş ve şeytana sığınmışlar? “Çivi...
...Baban öldü.” diyebildi annesi, sonra da telefonu kapattı. İlkan meseleyi kavrayana kadar birkaç dakika öylece durup boş duvarları izledi, sonra da hızla babasının evine vardı. Apartmanın önünde polislerin olduğunu gördü. Kötü...
...karıştırırdı. Bu karıştırma işleminden büyük zevk aldığı yüzündeki fettan gülüşten belli olurdu. Sonra birden durup kakaolu sütünü koklardı. Her gün değişmeyen oyununun ortalarında, “böğğğ” gibilerden bir ses çıkarıp bardağın...
...aşladı Meczup’un başına. Onun sarf ettiği sözleri yüreğinden alkışlayanlar da vardı, başıyla onaylayanlar da! Durup muhakeme edenler de vardı, arada kalanlar da. Ama herkesin ortak fikri şuydu: Meczup, Allah için güzel konuşu...
...çay içişleri, bir salkım söğütün altında öylece bekliyordu. Ömürlerinin kırk dakikası… Solmuştu. Olduğu yerde durup, şimdi yaşlı bir kadın ile bir oğlan çocuğunun oturduğu banka baktı. Çocuğun sallanan ayakları nasıl da haber...
...eğin başını okşadı. Her şeye rağmen yaşıyordu. Birlikte yola koyuldular. Siyah köpek önden yürüyordu. Sık sık durup eşlik ettiği adama bakıyordu. Sokağın başına yaklaştıklarında bir kez daha durdu. Genç adam da. Göz göze geld...
...e devam ettiler. “Çişim geldi,” diyerek odadan çıktım. Kulağımı kapıya dayadım. Hiçbir şey anlayamadım. Biraz durup içeri girerken babaannem, “Bu senede yaz gelmiyor bir türlü, baksana soğuğa” diye başladı. Komşu gidince “O b...
...onunda böyle olur. Yatağımda uzanmaya devam etti, hiç sıkılmadan. Yanına davet etmedi beni; ben de baş ucunda durup onu izleyerek yetindim. Saçlarıyla üzerini örttü. Bulutlar ağlamaya başlamıştı. Bir elini bulutlara daldırdı,...
“Aynı saat, aynı dakika, aynı minibüs, tam önümde durup iki yana açılan aynı hidrolik kapı ve onun aynı tıslaması. İçeriye ilk adımı atan hep aynı ayağım, aynı şoför, aynı para. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi be...