...de kendisini ne siyaha ne de beyaza yakın hissetmeyenler… Onlar ortada kalmışlığın verdiği hezeyanla savrulur dururlar. En kötü bir karar bile kararsızlıktan iyidir derler ya hani, işte anlatmaya çalıştığım bu. Griler kararsızdı...
“dururlar” sözcüğü
9 yazıda 10 geçiş bulundu.
dururlar, dururlardı eşleşmeleri dahil edildi.
...yleri söyler hep bir ağızdan. Ağız ne kokarsa onlar da öyle kokar, ağız ne yöne dönerse onlar da o yöne döner dururlar. Sağdan sola, soldan sağa, bir fırıldaktır ağız dediğimiz organ. Kimin ve nerenin ağzıyla konuşur bu milyonla...
...kaplarının yarısı boş olurdu. Sonra yine sekerek çeşmeye… Dedelerin topaç aldığı torunlar, nispetle döndürüp dururlardı oyuncaklarını. Çekirdek alabildikleri gün televizyonu olan evlere giderlerdi bazı akşamlar. Zar zor bir araba...
...esi “bunlarla” dolmayan insanlar da var, biri diğerine ve öteki de ötekine borçlarının artışlarından bahsedip dururlar. Aralarından bir tanesi “Rejim meselesi...” gibi bir laf eder, hemen yanındaki de “Evde yemek var da biz yeme...
...olurdu. Zavallı misafirlere bu durumlarda üzülürdüm. Nasıl olur da şu kâbus dakikaları atlatırız diye çabalar dururlardı. Akıllarına gelen her türlü soruyu sorarlar, ‘nereden bir muhabbet yakalarız’ derdine düşerlerdi. Ev sahipler...
...r burun, hiç olmazsa bir göz çizmek isteyen eli, dolduramazdı o boşlukları. Düşündekiler sırayla onu yoklayıp dururlardı. İçlerinden birini kapıp da kâğıda geçirmek istemez miydi? Ne yazık ki buna cesaret edemedi hiç. O boş yüzler...
...ele bir öğrensinler Şahmaran öldürülmüş insan eliyle, hele bir işitsinler kanı dökülmüş oluk oluk bizim köye, dururlar mı? Durmazlar elbet...” Bir başka evin anlatanı da Eyüp peygamberin hikâyesiyle örtüştürür şu şekilde: “Amans...
...rlerinin gözlerinin içine bakar ve eşit bir şekilde bağırmaya başlarlar. Sadece anlık olarak nefes almak için dururlar ve yeniden birbirlerine bağırmaya devam ederler. İlk olarak alçak sesle başlayan performans gittikçe yükselir...
...ırıl bir güç var; karanlıkta boy atmaya, sessizliği aşmaya yarayan. Ölü, yiğit, gölge ve buz ne varsa, tohuma dururlar yeniden ve halk toprağa gömülü, tohuma durur bir yerde. Buğday nasıl filizini sürer de çıkarsa toprağın üstün...
...yi bekleyen yaprakların ardından kopup gelmişler. Döküldüğü dalların dibinde yerini dolduracaklara bakar gibi dururlar, "Sen de bir gün vazgeçilen olacaksın".