...dan fethedilmiştir. Kalenin çoğu yeri yıkılmış olsa da iç kısımdaki kulelerin bazıları hâlâ iyi durumdadır ve duvarlarında Yunanca yazıtlar bulunmaktadır. Kalenin adı çeşitli söylentilere dayanılarak tahmin edilmektedir. Birincisi;...
“duvarla” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
duvarla, duvarlar, duvarlara, duvarlarda, duvarlardaki, duvarlardan, duvarlarla, duvarları... eşleşmeleri dahil edildi.
...meyi daha gömüyorum Ancak böyle unutabilirim çünkü seni Ana sütü kesilmiş bir bebe gibi sınanıyorum Sağ olsun duvarlarım çok geveze Göze geldi mi sana kesiyorlar Neyime dokunduysan vazgeçtim hepsinden İzlerin üstünde, karantinada...
...u. İkincisini de içtikten sonra malzemelerini sırtına bağlayıp şeritle yavaş yavaş kör karanlık kuyunun ıslak duvarlarına tutuna tutuna indi. İndi. Bir süre takırtılar geldi ama zamanla kesildi bu sesler. İbrahim, benzinle çalışan...
...öldürmeyeceksin. Beni bu acılardan kurtaracaksın.’ ‘Bunu yapamam. Beyninin dağıldığını, parçalarının yerlere, duvarlara, koltuklara, üstüme sıçradığını hayal etmekten gözüme uyku girmiyor. Bunları da bir şekilde göze alsam bile f...
...gibi çözülmeyi bekliyorum. Sayısız x’ler y’ler içinde, bilinmezliklerimle dolaşıyorum, çatısı açık sokakları, duvarları yıkılmış meydanları. Bu zamanlarda hiçbir yer hiçbir yere varmıyor. Kaldırımlar ve vapurlarda geçiriyorum zam...
...uykuya hasret gözlerimle. Durumum hiç de iyi değildi. Gözkapaklarım iner inmez aynı ses koşuşturmaya başladı duvarların arasında. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bu kez o alçağın yerini tespit etmiştim. Ampulün etrafında birkaç tu...
Yıllar var ki düşerken Sendeleyen bir cemre gibi geçmişim kendimden. Duvarları rutubetlenmiş bir evin Cehenneme açılan kapılarına, Parmak uçlarıma basa basa seğirtiyorum. Bu çok uluslu çağın günahlarını bağrıma saplayarak. Hayat...
...acellum (ticaret merkezi), dünyanın ilk borsalarından biridir.(1) Yapının en önemli özelliği ise, Macellum’un duvarlarında, İmparator Diocletian'ın M.S. 301 yılında enflasyonla mücadele için çıkarttığı kanunun yazılı olmasıdır. "Mak...
Büyür mavi ceket şu dalgın, tuzlu sularda Üşüten bir yangın şu dik orman Yürümüyor aslında beyaz saçlı duvarlar Yön duygusu şaşmış, sevinçsiz bir balığa Benzeyen çıplak ayaklı dalgalar Hareketleri ölüdür balıkları iğneye sevk ed...
Yıkılıyor duvarlar çöken düzenlerin üstüne Kimsesiz bir çocuk gibi yine çaresiz yine yalnız Kimse görmüyor, kimse duymuyor Gel desem bul desem gör desem Ne yetişir bir hayatın sonuna Bir yüzüme bakıp bir yüz çevirip bir yüzüstü...