...e var, biz çocukken çeşme başına kovalarıyla biriken kadınlar anlatırlardı. Ayı ile Fatma’nın hikayesi, duyup duyabileceğiniz en yaralı aşktır.” derdi anneannem. Oysa en yaralı hikâye anneanneminkiymiş, cep hırsızlığına çıkarken çalmış...
“duya” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
duya, duyabilecek, duyabileceği, duyabileceğimiz, duyabileceğine, duyabileceğini, duyabileceğiniz, duyabileyim... eşleşmeleri dahil edildi.
...kendime “bir hayalle konuşuyorsun” dedim, “tüm bunlar gerçek olamaz.” Ama gerçekti. Üstelik konuşmazken bile duyabiliyordu beni. “Tüm bunların gerçek olduğunu ispatlayabilirim sana. Hem de hemen. Az sonra tünele girecek olan bir tre...
...kabilecek kadar yanımda, yakınımda. Gözümün önünden kaybolmayacak, belirsizleşmeyecek kadar yakınımda. Sesimi duyacak, nefesimi kulağında hissedecek kadar, özlemle evet özlemle kucaklayıp bütün hasreti içime çekecek kadar. Sırt...
...nı diktiği lastik ayakkabılarımı izlemeye koyuldum. Ortalıkta kimsecikler yoktu ayak seslerimizin yankılarını duyabiliyorduk. Anam öyle hızlı yürüyordu ki ona yetişmek için koşuyordum adeta. Bir erkek sesi sessizliği yırtarak çınladı...
...meğini ye. Gevezelenme.” Terzi kadın aklıma gelirdi. “Neden sana deli diyorlar?” diye soramazdım. Kıyamazdım. Duyarsa üzülürdü. Üzülmesi demek tuvalette başlayan şarap faslının evde ispirtoyla devam etmesi demekti. Ona gösterme...
...mı?". Bu defa hem sesi, hem de yüzü ciddiydi. O zaman anladı ne sorduğunu; adamların pis tehditlerini tekrar duyar gibi oldu. Sezgisi ona bu kez köpeklerin hem havlayıp, hem ısırdığını söyledi. Gözlerine bakmaya devam edemed...
...torbasını, koynundaki çıkınını kontrol ediyor. Ya Allah. Akşama kalmaz köyüne varır, yakar ocağını. Geldiğini duyan köy halkı dolar damına. Sohbet sohbeti açar. “Çocuklar nasıl, Firdevs?” diye soran olursa; “İyiler,” der. “Oğ...
...ralarında kuyu kazmada birbirinden atılgan. Sevgi, saygı, hürmet artık sadece kitaplarda, Her an bir tartışma duyabilirsin yakınlarda... Neyse, seni de sıkmayayım bu durumla Geçeceğini düşünüyorum her şeyin zamanla. Seni ne kadar öz...
...var. O saatte kim arıyor olabilirdi seni ya da sen kiminle konuşuyordun? Kapıya yanaşıyorum. Hiçbir şeyi net duyamıyorum. “Yarın...” diyorsun, bir tek bunu duyuyorum. Kapıyı açışımla yastığın altına kıvranan o el; bir şeyler hisse...
...sı ve yemek takımları, konsol, etajer, vitrin derken evin şekli iyice değişmişti. Amerikan mutfağını ilk defa duyan annem; “Oturma odası kokudan geçilmez” diyerek babama itiraz ediyordu. Dolayısıyla babamın ödemekte iyice zor...