...burkmuş, ciğerleri dağlamıştır; ne çare… Kalemini de bestelerini de çok sevdiğim, toplumsal konulara her daim duyarlı Zülfü Livaneli bu romanında işte tam da bu yarayı dile getiriyor. Balıkçı Mustafa ve hayat arkadaşı Mesude’ni...
“duya” sözcüğü
2 yazıda 3 geçiş bulundu.
duya, duyabilecek, duyabileceği, duyabileceğimiz, duyabileceğine, duyabileceğini, duyabileceğiniz, duyabileyim... eşleşmeleri dahil edildi.
...ndi. Eşi telefondaydı bir süre sonra. Düğünü falan bırakmış durmadan gemiden, yolculuktan bahsediyordu. Gören duyan da adamı gemi yolculuğuna çıkmak için evleniyor sanırdı. Yok şu kadar güvertesi varmış, yok bu kadar yemek sa...
...abacığım uyku ilacına gerek yok, öğleden sonra kestirirsin biraz” diyorum. Tosun’un havlamasından konuştuğumu duyamıyor. Kapatıyoruz. Akşam yemek masasındayız. “Anne dün yaptığım resmimi gördün mü?” diyor küçük oğlum. Yüzünde mer...
...dü. Yazımı tanıdın. Çivi yazısı gibi der, burun bükerdin hani. Bir haftadır telefonda bile ulaşamamış, sesimi duyamamış, en ufak bir mesajımı bile görememişken… Asansörde bile kalbin durdu duracak. Her zamanki taşikardi meselen....
...ne demek olduğuna dair de önemli bir ipucu sunmaktadır. Son sayfayı çevirirken okuyucu, içinde ince bir sızı duyar; bu, iyi tanıdığı bir arkadaşına veda etmek gibi bir histir. Böylelikle Sırça Fanus yazılışından 58 sene sonr...
...ni ütüleyip hazır etmiş, kızının okul eşyalarını düzenlemişti. Sofrayı hazırlarken açık camdan kızının sesini duyar gibi olmuştu. Evet, oydu. Ağlıyor muydu yoksa? Hışımla mutfak penceresine yönelirken elindeki tabağı düşürmüş...
...sabah da Ragıp olduk. Buyur buradan yak. Geçen hafta Serap’taydı sıra. Ev tertemiz. Buzdolabını açtım. Oh oh duyan gelmiş. İyi kazanıyor, iyi kazanıyor bu Serap. Eee koskoca ana haber spikeri. Kahvaltılıkları çıkarıp tepsiye...
...bir defa daha, bu kadar yakışıklı bir erkeğin nasıl yalnız olduğuna anlam veremediğini dillendirdi. Kıza ilgi duyan kafe çalışanlarından Gözlüklü, dikkat kesilip ileri atıldı. Bu düşüncenin yanlış olduğunu, bu sebepten birçok...
...orta yaş misali. Yavaş yavaş etrafı kül ile kaplanmaya başlar. Işığı ve ısısının gücü azalır, desteğe ihtiyaç duyar yaşlılık benzeri. En son söner kül ile kaplanır ölen insanın hâlini alır. Her yeni doğum, bu döngüyü devam et...
...ı. Elini herhangi bir şeye, dikkatini dağıtabilecek ve onu meşgul tutabilecek herhangi bir uğraşa atma gereği duyardı. Ezgi; bu dürtüsü karşılık bulamayınca alık bir hayvana eş olurdu fakat çoğu zaman bir çaresini bulurdu. Günl...