...h, gülümsedi, bakalım nasıl bir habermiş, “Şaşkın kedi masadan düştü.” diyor kadın gülümserken, haberlerin en eğlencelisi bu, demek ki bir kedi almalı ve masadan düşürmeliyiz, baksanıza, her şeyi unutturmuş, insanın yüzünde güller...
“eğ” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
eğ, eğdi, eğdiler, eğdim, eğdirirdi, eğdiği, eğe, eğecek... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...tekrar sezdiğim sonsuz anışlarla. Dün bu şehirde denize bakarak sigaramı içtiğim bir anı yaşadım. İlk konuşma eğiliminde olan birisi değildim artık. Eskiye dair ne varsa unutmuşum, unutmuşum herkesi yolunca yordamınca. Hepsini top...
...deki kâğıtları ayıklıyordu. Boyundan ve yaşından büyüktü yaşadıkları. Yaşıtları okulda, parkta evde ailesiyle eğleniyorken o arabasıyla sokak sokak geziyordu. Eski gazeteler, eski kitaplar, defterler, fotoğraflar; yeni alınan televi...
...rabası; önüne geçilerek çekilen cinsten. Ceketinin yırtmacı sökük, pantolonu lime lime adam konteynırın içine eğilmiş çöpleri karıştırıyordu. Çok geçmeden elinde iki büyük plastik bidonla çıktı. Döndüğünde göz göze geldiler. Se...
...ırmanın faydasızlığının ayırdına vardı. Evin kapısının yanındaki kar birikintisinin üstünde kan izleri gördü. Eğilip baktı. Çenesinden bir damla damlaların yanına düştü.. Avucuna o kar topağını aldı. Parmaklarını eklemlerinden...
...mıştı. Bir gün bir parti çıkışında arkadaşlarına “Film yapacağım. Resim yapmak bir iş ama film yapmak tamamen eğlence” dedi. Sözlerinde ne kadar ciddi olduğunu hemen gidip aldığı 16 mm’lik kamerası ile kanıtladı. Birbiri ardına...
...istediğini anlamamıştım önce. Ona sert bir bakışla karşılık verdim. Hemen gözlerini benden kaçırıp başını öne eğdi. Elektrikçiyle sohbetimize devam ediyorduk. Terlemesi durmuş, lambanın sırrını çözmenin verdiği rahatlıkla ne...
...ı deri beni kendine çekiyor, yüzü yeryüzünün yansısı. İnşa edilmiş duvarlar, aşılmayan çizgiler yok. Yüreğine eğilip yaşamımı geri çağırıyorum. Yakıcı bir çağrı, kalbim yeniden atıyor. Hissediyorum. Hayattayım.
...a Rengârenk ve mağrur Bir tarafımız kır, Bir tarafımız deniz. Denizin üstü maviden bir gömlek, Rüzgârın boyun eğdiği Ada, Birkaç mil kadar gözden ötede Alsın başını dağılsın artık hüzünler, Umut balyalarıyla karaya vurma zaman...
...; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları ve kaşık-çatalı sudan geçir; eğil bulaşık makinesinin kapağını aç. Akıttığın bulaşıkları makineye diz. Nerede kalmıştık? Yirmi bir, yirmi iki,...