...ölçüde yıkan ruhsal bozukluk.” cümlesiyle açıklanıyor ve anlam/duygu yoğunluğu açısından pek de bir şey ifade edemiyor gibi duruyor. Her kelime için sayfalarca açıklama yazmamıza gerek yok, sadece buradaki basitliği göstermek ni...
“edemiyor” sözcüğü
6 yazıda 7 geçiş bulundu.
edemiyor, edemiyordu, edemiyordum, edemiyorlar, edemiyorlardı, edemiyorsak, edemiyorsun, edemiyorum... eşleşmeleri dahil edildi.
...çocuklarımızdı, bizdik oraya hapsedilen oğlum.” “Orada onlara ne yaptılar peki?” “Onlara o kadar çok tahammül edemiyorlardı ki, sesini çıkaranı, konuşanı, öldürdüler. Hiç acımadan. Bu yüzden önce en masum olanlar ayrıldı.” “Çocuklar...
...tek sebebi düşünmesiydi. Birden gözleri sürekli şişip duran göğsüne takıldı. Nefes alış verişini hâlâ kontrol edemiyordu ve göğsünün sürekli gözünün önüne gelmesi onu sinir ediyordu. İntihar etmeyi düşündü. Sadece düşündü. Kalkama...
...karşı nasıl koşullar oluşturulabilinir? Söyleyecek bir şeyimiz mi yok, yoksa söyleyecek şeylerimizi mi ifade edemiyoruz? "Sevgili Canısı, Dün öğle yemeğinde öylesine hararetli konuşuyordun ki, çiğnemekte olduğun tavuk parçacıklar...
...ekâna döndü. Arkasında konuşan adamın, vıcık vıcık hüzünlü sesi… “Neden insanlar olmuş şeyle, olan şeyi ayırt edemiyor?” diye düşündü. Adam yine sessizce, çaresizce konuşuyordu. - Yalnız biz ikimiz varız. Başka kimse yok. - Nede...
...sunacakları için değil bu dans…” dedi bizimki. “Ne çok konuştun be adam! Bacağın iyileşmedi mi hâlâ? Sen dans edemiyorsun diye bizi engellemeye ne hakkın var?” diye azarını işittikten sonra dans meydanından uzaklaştı topallayarak....
...hüzün teslim aldı: “Geçen hafta gazetede onun ölüm ilanını gördüm.”Artık gözlerinden boşalan yaşları kontrol edemiyordu. Hıçkırarak, masamdaki mektubu işaret etti: - Emanetinizi size getirdim. Bu onun vasiyetiydi. Kadın kapıya yö...
...okağa neden girdiğini. Halbuki bu sokağın başında istediği şeyi hatırlasa da davranışlarının değiştiğini fark edemiyor. Gülümsemenin verdiği huzur ile yaşamını sürdürmek isteyen ve daha çok gülebilmek için bir takım riskler alan...
VASFİYE -Ah! Ah! Çığlık atıyor. İki hastabakıcı ve bir adam, üç kişi zapt edemiyorlar ufak tefek kadını. Bedeninden beklenmeyecek bir güçle debeleniyor; çığlıkları cam bardaklar gibi duvarlara çarpıp şangır şungur kırılarak, duyma...
...etirmiş olduğu susuzluğu gidermek için doğruldum. Gece miydi? Gündüz mü? Bilemiyorum, örtük perdelerden ayırt edemiyorum. Ama güneş uykusundan uyanmış olmalıydı. En azından öyle olmasını arzu ediyordum. Perdeden bulduğu aralıktan...