Günlerden pazar, aylardan temmuz ve yıldızlar gökyüzüne tırmanmış, karanlığı eğlendiriyorlar. Bir yanıp bir sönüyor, bazen kayıp bir umut oluyor, oyunlar oynuyorlar. Gecenin altında, yirmilerinde bir kadın. Eline aldığı siyah topuklu a...
“eğ” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ege, egemen, egemendi, egemenin, egemenlerin, egemenlik, egemenliği, egemenliğine... eşleşmeleri dahil edildi.
Yatağa uzanmış ağzındaki sigaranın dumanından çıkan halkalarla eğleniyordu. Birden hâlini gülünç bulup şiddetli kahkahalar atmaya başladı. Kahkahaları boş odanın içinde yankılanıp kulaklarına geri dönüyor ve yaşadığını hissediyordu...
...m. “Münevver” dedim kısık sesle. Gözlerini çay bardağından ayırıp gözlerime dikti. Bekledi. Sustum. Ona doğru eğilip fısıldadım: “Seni hep sevdim.” Yazan: Mesut Güney Yılmaz
...Hayyam cahil değildi ki günaha girsin millete kanıp. Suçuydu demek, ilmiyle taslamadığı ulemalık. Belki lafın eğrisi, lafazanın büğrüsüydü, Ama insanın doğrusuydu canım kızım, insanın doğrusu. Değildi belki bir abalı sofu, Sal...
...ı da bu anlatım şeklini yönlendiren en büyük unsurlardan olmuş. Kısaca tanrılar, insanların bedenlerine girip eğlenmek ve beslenmek amacıyla insanlara LSD, DMT, Exatcy ve alkol kullandırıyor ve bu şekilde dünya üzerinde varlıkla...
...e yaşam enerjisini içinde öğütüp hiçliğe katan bina, tüm heybetiyle Cemal’in karşısında dururken, adama doğru eğiliyordu sanki. Beyninin içindekileri yuttuktan sonra sıra adama gelmişçesine… Evet, bina şimdi de onun bedenini kendi...
...le. Hepimiz, sadece nüfus memurlarıydık. Yaptığımız iş o kadar basitti ki lise mezunu biri, birkaç günlük bir eğitimle işi kıvırabilirdi. Dairedeki bütün memurların ve elbette Müdüre Hanımın da içten içe bildiği ama kabullenemed...
...sı. İçlerine izmarit doldurulmuş boş bira şişelerinden, şezlonglarda bırakılmış kızartma artıklarına süzülür. Eğilirken sırtını bükmeden, dans eder gibi, ritmini bozmadan gezinir havuzun etrafında. Soda şişeleri, biberonlar, kirl...
...'ndan evvel Avrupa sinema endüstrileri, en güçlü ihracatçılar Fransa, İtalya ve Danimarka uluslararası pazara egemendi. Amerika ve Avrupa'ya ithal edilen filmlerin %70'i Fransız filmiydi. Dünyanın her yerinde bürolar açan, Charl...
...ve. Sonra rüzgârda, önce penceresi, sonra kapısı, sonra duvarları uçup gitti. Yaşlı kadın usulca başını önüne eğdi, rüzgârda, eteğinden çıkan tok sesi dinledi. Arkalarda gençten bir çocuk türkü mırıldandı. Yakınındakiler içi...