...uzak değil. Mutluluk ne cennet ne de cehennem Mutluluk dünyada bir yerde, varmamızı bekleyen bir durak Gitme eğilimlerim mutluluğa, Tüm gülümsemelere kucak açarak.
“eğil” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
eğil, eğildi, eğildiler, eğildim, eğildiği, eğildiğinde, eğilecek, eğilecektin... eşleşmeleri dahil edildi.
...sevgiden değil, korkudan yaşayanların dünyasına yabancıyım. Bugün korkunun yerini riyakârlık aldı; çıkar için eğilen boyunlar, hakikati gölgeleyen yüzler çoğaldı. Her akşam yüreğim gri tozlarla dolar, her sabah onları temizler...
...öz şefkatin silik izleri kalırdı geriye. Ama yine de bir yerden başlamalı. Peki neresi bu başlangıç noktası? Eğildim baktım bulunduğum yere. Başladığım yerdeyim. Keskin, mağrur bir uçurumun dibine oturmuş ayaklarımı sallıyorum...
...ilir olduğunuz kadar sisteme dahil olabilirsiniz. Verileriniz analiz edilemiyorsa sistem de sizi kabul etmeme eğilimi gösterecektir. “Yeni Dünya Düzeni”, gibi bir tanımlama sonrasında “Akıllı Şehirler”den bahsediliyorsa anlayın...
...leri savunma yeteneklerimizin ziyadesiyle geliştiği bu dönemde, elle tutulur ve gözle görülür şeylerden kaçma eğilimimizin artması da gayet doğal. Adil olmak gerekirse liberallikte adaletin yerinin olmadığını bilmemizde fayda var. T...
...di yaşamıma. Öyle bir durum ki parmakları yavaş yavaş, günden güne avuç içine doğru kapanmaya meylediyordu. O eğilme kalıcı oluyormuş zamanla. Bir şeyi tutamamak ne kötü. Bir çatalı, tabağı, bardağı. Her şeyden vazgeçtim, zayı...
...çitilerdi. Arkadaşları olurdu, belki bir yavuklusu… Gözleriyle göremediği dereyi kalbiyle görmüştü, köprüden eğildiğinde içindeki minik balıkları da. Sağ elinin parmak uçlarını dere gibi kuruyan dudaklarına götürdü. Suyunu yanına...
...nra o ışık, karanlığın içinde iki ışığa bölündü. Koku tanıdıktı, hisler tanıdık, sesler tanıdık… Parlak ışık, eğilmiş mavi mavi bakıyordu ona. O kadar güzeldi ki o ışık olmak istedi. Onun gibi kokmak, onun gibi konuşmak. Minik...
...banın bagajına yerleştiriyor, kocası da işlemi seyrediyordu. Nermin etlerin yerleştirilişiyle ilgilenmiyordu. Eğilmiş diz kapaklarına kadar uzanan yeni deri çizmelerine bakıyordu, bir sağdan bir soldan. Allah kahretsin, topukla...
...suya pamuk batırıp dedemin dudaklarına bastırıyordu. O gün ve orada kaldığımız günler boyunca sadece bir kez eğilip gözlerine bakabilmiştim dedeciğimin. Evde ölüm sessizliği vardı. Yemekler sessizce yeniliyor, sofra sessizce...