...r yıkılıyor ve toplum içerisindeki bireyler, kendi duvarlarını tekrar tekrar, genişleterek, tekrar örüyorlar. Elbetteki bizlere sınırlar gerekli, çünkü özümüz bozguncu. Ancak, bu sınırları bireylerin kendi farkındalıkları ile b...
“elbet” sözcüğü
89 yazıda 107 geçiş bulundu.
elbet, elbette, elbetteki eşleşmeleri dahil edildi.
...alde sadece de beni bağlar. Yaşamı tek bir an olarak kabul ettiğim ve bunun da şu an olduğunu düşündüğümden, (elbette sevecen bir geliştirme hevesiyle) her an değişecek, değiştirilebilecek sahneler ve yazma güdüsü benimledir/bi...
...in tek yaratıcısı bendim. Kendi düşüncelerim, hislerim, mantığım ve öngörülerimle başardım bunu. Kolay olmadı elbet! Böylesi bir babanın karşısında ayakta kalabilmem için isyankar kişiliğimin ötesinde zaman zaman azılı bir an...
.... Çatlakların büyüyüp kendini var eden duvarı yıkması için gereken küçük darbeler, sıvanmasıyla başlar: Nehir elbet bir gün denize ulaşır. Rıhtım dergisi, çatlaklardan sızan 70. sayısı ile sizlerle. ANLATI Var mıydı(k)? - Can...
...o da anladı aslında. Tanıyorum onu. Oğlumu kendisinden bile daha iyi tanıyorum. Ben onun 27 yıldır annesiyim. Elbet o da anlayacak bir gün. Beklerim ben. Yeter ki mutsuz olmasın. Babasını aramış, akşam yemeğe gelmiyormuş. Biz...
...ırdım. Doktorlara, psikologlara, hatta medyumlara bile gitmiştim bunun için. Rüya görmeme engel olamamışlardı elbette. Belki rüyadaydım belki de gerçekte. Belki ikisinin ortasında bir yerdeydim. Günlerden pazar olduğunu hatırla...
...ra yakmadım. Kahvaltımı hızla yapıp yazı masama oturdum. Havanın kasveti içimdeki yazma coşkumu körüklüyordu. Elbette rüyamı yorumlayacaktım sayfalarımda. Ve işte başlıyordum: Gecenin kör vaktinde Körüklü Meyhane’den dönüyordum...
...ında şekillenen duygulardır. Ben Tali Serbaş değilim; maddi durum iyiliğinin bir yük olduğundan bahsetmiyorum elbette ve hak edilmemiş gelire sahip olanların yaşadığı durumlardan. Bahsettiğim şu ki, eğer yere düşüyorsak, biri b...
...yıl, iki ay, yedi gün önce çıktığı kapıdan bu kez büyük bir utançla giriyordu Cemal. Söylemeyecekti annesine elbet, kendi canına kıymayı bile beceremediğini. Ve çok kalamayacağını… Çünkü borcu çoktu, ödeyemeyeceği kadar. Bu...
...onra bu görüşmeyi gerçekleştirecek olan ben, saatleri bir türlü geçiremiyordum. Kalbime de söz geçiremiyordum elbette. Biz Yudum’la, Gürdal Bey’le buluşacağımız vakitten iki saat önce buluşmuştuk. Zaman nasıl aktı gitti anlatam...