Kalakaldı otel odasında. Yalnız, hissiz, kimsesiz. Bembeyazdı her şey. Pek çok geceler pek çok olaya şahit olmuş sırdaş otel perdeleri, yere atılmış bol taşlı gelinliği, yatağın hemen dibine kıvrılmış külotu, berjerin üzeri...
“ele” sözcüğü
122 yazıda 148 geçiş bulundu.
ele, elebaşılığını, electric, eleklerinden, elektrik, elektrikle, elektrikler, elektriklerini... eşleşmeleri dahil edildi.
...n büyük bir haz duyan herkese inat, sabırla dinlemişti. Böyle bir insan olabilir miydi; önyargısız, yargısız, eleştirmekten haz duymayan, kavgasız gürültüsüz, savaşsız. Kaldı mı? Onunla konuşurken öyle çok dinliyordum ki kendimi aslı...
...ve beklentisi var. Kendine güveni yüksek olduğu düşünülen insanları, şimdi bir de hayata güveni yüksek olarak ele alacağız. Doğru-yanlış, iyi-kötü, faydalı-zararlı, kozmos-kaos... Bu zıtlıkları türeten zihnimizin işlem poli...
...lmeleri beşinci devrimdi. Farklı topraklar arasında gerçekleştirilen oyunlar için turnuvalar düzenlenmesi, ön eleme gruplarının, eleme gruplarının ve grupların oluşturulması ile bahis oynatılmasının yasal hâle getirilmesi de...
...l davranışlar zamanın ruhuna göre değişecek, eski düşünce tarzını benimsemeye devam eden insanları, eylemleri eleştirmeye, devre dışı bırakmaya çalışacaktır. Tüm bunların tarih boyunca tekerrür ettiğini göz önünde bulundursak da in...
...satalı bir yıl olmuştu. Akşamları evde karşı duvarı seyretmeyi tercih ediyordum. Annemden kalan dantelleri incelemek ayrı bir keyifti. İşi gücü bırakalı bir yıla yakın olmuştu. Açıkçası yokluğunu pek hissetmiyorum. Biz geniş...
...şarıyı seyrediyorum. Sevim, önce sevgili bakmaya başladı bana. Ara sıra başımı çıkarıp göz kırptım onlara. Şu elektrik meselesi var ya; çok önemli. Olmayınca olmuyor. Evet! Evet! Nihayet beni de elektrik çarptı işte. İnşallah Se...
...emle karşılıklı çay içtik. Televizyonda yine Acun vardı: O ses Türkiye. Hep birlikte Athena Gökhan tarafından elenen ancak sonra mucizevî şekilde Murat Boz’un takımına katılan Rıza için sevindik. Ne mutlu bize ki Rıza elenmemi...
...gözlerimi bağlıyor, nefesimi kesiyordu. Her yer öylesine sessizdi ki. Sanki karanlık kalbime kadar sokulmuş, ele geçirmişti beni. Nefesim kesiliyordu. Tepelerden kopup gelen taşlar gibi yere kapaklandığımda karanlık dökülü...
...ara getirmekte. Oğuz ve Ergün imzalı Gırgır kapağında ise işçinin kaşığına tabak uzatan patron ile kapitalizm eleştirisi yapıldığı görülüyor. Bununla birlikte devletin vergi ve toplu sözleşme politikaları da adeta yerden yere vuru...