...nra yeniden unutuyor. Biz unuttukça bu kısır döngü daha da güçleniyor. Ekonomi çoktan çöktü; çarşıda, pazarda elimiz alım gücümüzün tükenişini tartıyor. Gençler bavullarını toplayıp gidiyor, kalanlar umutsuzlukla ayakta durmay...
“elimi” sözcüğü
57 yazıda 86 geçiş bulundu.
elimi, elimin, elimiz, elimizde, elimizdedir, elimizdeki, elimizdekileri, elimizdekilerin... eşleşmeleri dahil edildi.
...ıyı zamana bölüyoruz. Zamanın uzunluğu arttıkça acıyı hâlen ilk günkü gibi yaşıyor oluşumuza kızıyoruz. Sanki elimizdeymiş gibi. Sanki günler geçince acı da aynı oranda geçebilecekmiş gibi. Tozlu bir masanın üstünden, yılgın toz küm...
...im kurmak) yerine bardağı taşıracak damlaları bekliyoruz. Efendiliğimizden kaybediyor, dilimizi bozunca ya da elimizi kaldırınca kayboluyoruz. Bir arada yaşıyor ve ancak toplum olamıyoruz. Aileniz, okul arkadaşlarınız, iş arkad...
...eri benzersiz kuşları var ağaçlarının, uçurtmalarının elleri var özlemi dolu uzaklarının bulutları çok yakın, elimi uzatsam yakalanacaklar arkasına saklamışlar çocukluğumu… su kenarında dönen bisikletimin tekerleklerine takıl...
...varsa. İyilik yaramıyordu bunlara da. Akşamüstü valinin arabasını köy girişinde karşıladık. Kendimi tanıttım. Elimi sıktı, başladı Sadiye ile konuşmaya. Sadiye de aldı sazı eline. Efendim şöyleymiş de böyleymiş de. İnternette...
...ğunu düşünebiliriz. Peki, “sızmak” kelimesinin kökeninin de ilk paragraftaki anlamlarla aynı olduğunu bilsek, elimize ne geçerdi? Hiçbir şey geçmezdi, eğer geçseydi zaten uyuyor olmazdık. Düşüncelerle dolmazdık, “Doğrusu şudur!...
...da... Ya da içimde mi demeli… Tekrar tekrar canlandırdığım senaryolardan tanıyorum tanımlayamadığım bu hissi. Elimi atsam avucuma alabileceğim kadar yakın, izlerini takip etsem kayboluverecekmişim kadar uzak. İlk günden beri...
...aynalara Islatıyorsa bakışlar yansımadaki sesini Bir olmuş sayılmaz güz vakti siz ve ben Tutmuş sayılmazsınız elimi. Toprağa değmişliginin katı ve soğuk hissinden Kırılgan saç tellerine, gittikçe azalan. Kara geceden, aydınlı...
...elleriyle bastırıp iyileşmeye çalışan, avaz avaz bağıran, bolca da ağlayan iki çocuktan başka bir şey kalmadı elimizde. İşte; “şans” dediğimiz şey, böylesine parlayıp sönen bir şeydir. Acemiler ile cahilleri birbirine düşürür; o...
...dumanıyla harmanlayıp dudaklarımın arasından üfledim gitti. bir kapısı olmalı fakat nerede bilmiyorum bilsem elimi bir ok gibi doğrultup avazım çıkana kadar bağırırdım çık kafamın içinden! çık kalbimin içinden! çık!