...im var bitmez, tükenmez. Sararmayan, yanmayan kâğıtlarım var. Bir masam var ki kollarımı taşırken yorulmayan, Ellerimi okşayan. Sabahları uykudan uyandıran bir saatim var O derin uykulardan. Öyle rüyalarım var ki, şiirler yazdır...
“elle” sözcüğü
9 yazıda 11 geçiş bulundu.
elle, elledi, ellediğim, ellemedi, ellemediği, ellemeyin, ellemez, ellemiş... eşleşmeleri dahil edildi.
...saatler ve öylesi kan kaplıyor ki ışıklar içinde hissettiğim yeri, bir savaşın anatomisini yazarken buluyorum ellerimi. Özgürlük türküsü dinliyorum, sesi en yüksek ayara getirmişim. Bir boğukluk hapsediyor beni, içime saklanıyor...
...ci Mutluluk, Kafesin içindeki bir kuş gibidir bana Alamam. Elim gitmez özgürlüğü tutamam. Metal kokusu kalmış ellerimde Sana bulaşır belki Elimi uzatırım da, Eline dokunamam.
...fında üç basamağı olan bir merdiven… Mahallenin kızları sırasıyla bu merdivene dizilirlerdi. En üstteki kızın ellerinde daima, birkaç teyp kaseti feda edilerek bunun koyu kahverengi bantlarından şekillendirilen ponponlar bulunurd...
...n balistik raporunu okumadan karar veriliyor trankkk yargıç asılıyor ve gülüyorlar veryansın bu yoldan gergin ellerle dönüp kör orduya ışığı gösterip bering boğazında batıyorum görünmez bir sesim ben omurgam titreşirken doğuruy...
...erekir. Benimse doktorluğum tutmuştu: “Ameliyatla ilgili hiçbir film, rapor filan var mı? ” diye sordum. Bana ellerinde şu an hiçbir belgenin olmadığını, hepsinin ameliyatı yapan doktorda olduğunu söylediler. Onlar önümüzdeki haf...
...ınca, yeterince uzaklaştığında çığlık atmıştır. Alelade mendiller koydu tezgâha bakkal. Biraz sinirlenmiştim, ellerim titriyordu haliyle. Geri döndüm sağlık ocağına. Doktor erken gelmiş. Beni çağırdı hemşire. İçeri girdim, yüzü...
Sokakta kalmış bir bebek gördüm ben, Elleri buz tutmuş, bedeni suskun, gözleri açılmış, Ne Annesi var yanında ne Babası, bir tek ben Acep neden, acep neden, acep neden? Koskoca şehrin gümbürtüsü arasında kaybolmuş, Ne bir düşü...
...in kocamış yalnızlığı birkaç beden büyük artık üstümde Seccadeli sefaletimin kördüğümü alelade hem körkütükçe Ellerimizin seması buluşurdu ayni teklikte ah ne yaman gerçeklikti o öyle la havle ve la kuvvete Böbürlenme aman böbürlen...
Kadınlar ve ölümler çoğalıyordu Ellerinde tırpan ve gözlerinin üzerine sürdükleri siyah kömür tozlarıyla Her an yaşabilecekleri süprizlere hazırlıyorlardı kendilerini Erkek ve Kadın; Zulüm bekçisi tarafından alt edilmiş Ayakların...