...sunda arınırız, Aydınlığın sıcaklığı bizi sarar. Gözlerimizde parıldayan ışıkla, Yeni bir dünya kurarız kendi ellerimizle. Düşünce özgürlüğüne ilmek atarız, Yüreklerimizde umutla coşarız. Güneş gibi yükseliriz ufuklara, Aydınlıkla...
“eller” sözcüğü
26 yazıda 31 geçiş bulundu.
eller, ellerby, ellercesine, ellerde, ellerdeki, ellerden, ellerdi, ellere... eşleşmeleri dahil edildi.
...r tuttuğu gözyaşları istemsizce iniyordu yanaklarından aşağı. Oysa hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyordu. Üzerine ellerini koyduğu topraktan ve onun eşsiz kokusundan güç alarak ayağa kalktı. Hırkasının kollarıyla gözlerini kuruladı....
...avi bakıyordu ona. O kadar güzeldi ki o ışık olmak istedi. Onun gibi kokmak, onun gibi konuşmak. Minik tombul elleriyle ışığa uzandı şimdi. Işıktan birkaç damla düştü tombik yanağına sonra. Görsel: Yapaytım
...lar, her şeyi değiştirir, Gözyaşları yerini mutluluğa terk ederdi. Bir zamanlar baskın bir rejim vardı, Kanlı elleriyle yönetirlerdi her şeyi. Ama şansın kanatları açılıp ardına kadar kaldı, Değişti her şey, özgürlükler geldi yen...
Anne dediğin bir ketenin kokusu, burnumda nivea krem, çocuk ellerime sürülen ve beyaz kurdeleler saçlarıma takılmış bir de anne dediğin -bilmem ki ne kadar doğru olacak- benim annem en çok da Tek tek toplanıyor cennette ölmüş an...
...ek servisine başlıyor muavin çocuk. Ya da genç. Bu onun üçüncü seferi olduğundan mı bilinmez ara ara titriyor elleri ve terliyor. O kadar terliyor ki sırtından damlacıklar iniyor her sorusundan sonra. Kahve kokusuyla başı döne...
...ormadan bir şey yapmak yakışmaz. Nasıl söyleyeceğim bilemiyorum, el ovuştura ovuştura vardım bir gün yanına." Ellerinde kavrulmuş kurban eti dolu tabaklarla ev sahibi kadın ile kızı çıkageldiler o sırada, kendi kurbanlarından kav...
...n dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uza...
...n dibiydi girdiği. Sesi boğum boğum, ayakları kuyruk, kolları ise solungaç gibiydi. Çırpınıyor, ayakları taşa elleri ise birbirinden anlamsız farklı canlılara değiyordu. Tatlı bir su içinde debelenirken kırmızı göz parladı uza...
...ahtarını avuçladığı gibi dışarı attı kendini. Düşen yapraklar ve çöp poşetleri adeta havada dans ediyorlardı. Ellerini rüzgâra karşı yüzüne siper eden bir sürü insanla beraber dar sokağı arşınlamaya başlamıştı. Eski arabası soka...