...ahaftan. Ellerim ceplerimde. Ocak’ın yirmi dördünde, hele ki bu tarihte yüreğimden önce Ankara ayazı buz etti ellerimi. Telefondan egonun cep uygulamasına bakıp otobüse kırk dakika olduğunu görünce burnumu atkıma sokuşturup çayı...
“elleri” sözcüğü
118 yazıda 164 geçiş bulundu.
elleri, ellerim, ellerimde, ellerimdeki, ellerimden, ellerimdeymiş, ellerime, ellerimi... eşleşmeleri dahil edildi.
...etmemişti. Aden ölüp bebeğini de kaybedince daha fazla sarılmıştı Belda'ya, Belda da ona. Ve son sarıldığı da ellerinden kayıp gitmişti tıpkı oğlu ve sağlığı gibi. Düşücelere daldığı sırada o feci kaza geldi yine gözlerinin önüne,...
...imde olanları izliyor, sadece gözyaşı döküyordu. Isabel saymaya başladı. ‘Bir…’ ‘Dur, dur. Sana onu getirdim. Ellerimle teslim ettim.’ ‘Jacob, mavi alev nerede?’ ‘Bir dakika, yoksa getirdiğim o değil miydi? Anlamıyorum. Sana geti...
...beni Bir Fransız filmine, Türk kahvesine, İngiliz banliyösüne. Gelme Efruze. Gelirsen yalnız ölmem, dayanamaz ellerini tutarım. Gelme ki bozulmasın bir piç bedeninin yalnız çürüme ihtimali. Elbet lekelediğim belin, sebeptir çıpl...
...ırılmış parçalarını, bakışlarının sarhoşluğuyla devirdiğim şişeleri, ihanetin acısını, birikmiş gözyaşlarını, ellerinin ellerimde bıraktığı silinmeyen izleri… Hiçbirini atmıyorum. Bırakmıyorum, unutmuyorum. Gün gelecek o enkaza b...
...lebek Kafesteki büyük kasırgaya sebep. Ben, dargın bir nefisle ölüme bakıyorum Elimden kayıyor uzak. Kayarken ellerimden uzak Duydum, çok duydum Durdum, yalnızca durdum. Dar bir merdivenden indim Kahkahasına karıştım kadehinizin....
...a kapattığından, okuyamadı onları. Tek bildiği okuma buydu oysa. Kadın birkaç dakika sonra içeri geldi. Islak ellerini önüne bağladığı peşkire siliyordu. Çocuk aç mı, diye sordu genç adama. Acıktım, dedi çocuk. Çok utandı, demem...
...vermezdim. Hastaneye ilk geldiğim gün, oda kapımızın önünde gördüğüm kediyi sevmeme geçit vermeyen kelepçeli ellerime bir de polisin attığı tekmeye kahrettiğimin bin mislini, her gün o yukarıdaki küçük demirli pencereye yolla...
...aratabilecek gücü veriyordu. Dağı, taşı, ağacı, suyu, hayvanları, evleri, bağları yaratabilecek bir güçtü bu. Ellerinle sen ne dersen o oluyordu. Toprak senin emrinle yeniden şekilleniyordu. Keşke o zaman birkaç küçük bebek yapsa...
...areketlenmişti ki, yetişti. Merdivenin bitimindeki iplerden birine yapıştı. Fakat kendini yukarı çekemedi. İp ellerinin arasından kayıyordu. Yükselen çığlığı aşağıdan gelen araç gürültüsüne karıştı. Sonu gelmeyecek zannettim yolc...