...rojeyi, deyimi yerinde on parmağında marifet kameramanı ve görüntü yönetmeni William Kennedy Laurie Dickson'a emanet etti. Dickson, George Eastman'ın 35 mm selüloit şeritlerini kullanarak Kinetograf kameranın prototipini tasar...
“emanet” sözcüğü
23 yazıda 25 geçiş bulundu.
emanet, emanete, emaneten, emaneti, emanetiniz, emanetinizi, emanetmiş, emanetsin... eşleşmeleri dahil edildi.
...yanımda olmamışlar gibi. Bütün sevdiklerim gidecekmiş gibi birer birer. Tanımlayamıyorum o hissi. Evet evet. Emanet gibi. Hep alışmak zorunda kalacağım gibi geliyor. Bu acının tarifini bulamadan yenisi eklenecek gibi. Gözümün...
...şimin olmadığı ülkeye. Onunla geldim. Ona inanmanın gün batımındayken, elim varmıyor yeni mektuplara. Hayatım emanetti. Hayallerimizde balık yemek vardı geniş denizlerin karşısında. Hiç ayrılık yoktu. Bir mucize olsun isterdim,...
...rduğumuz şehirleri vaktidir solgun bakışlar yakmaların tokatlanmış çocukların alnına yazıldığıdır acı dalında emanet yapraklar aşkına hu ve güzün şahsında yitirilir kasımpatları. 6. erik çiçeğinin ve tarla kuşunun, acemisidir...
...esini kısıp kendi iç sesimi açıverdim. Az evvelki ruh halimi birden unutuvermiş, sanki sabahtan beri üzerimde emanet duran o gerginliğim bir kareye odaklanıp yok olacakmış gibi hissettim kendimi. Bütün heyecanımı yanıma alıp d...
...omunu işlemesiydi kuşkusuz, fakat filmin bir sahnesi var ki o da Jesse Lujack'in Fransız sevgilisi Monica ile emaneti ve ihtiyaçları olan parayı almak için tanıdığı eski bir dostunun eğlence mekânına geldiği ve polislerin baskı...
...arı bir "off" çekti. Gülik bağladı başını, giydi mantosunu aldı kucağına Keje'yi, diğer sabileri birbirlerine emanet ederek kaynanası Zere hanımın evine gitti. İki gözü iki çeşme ağlayan gelininin derdini dinleyen Zere ana -Gü...
...olacaktı. Bir gündüz ve bir gece yoktu yalnızca. Önemli olan kalbimizde doğan güneş, zihnimizde batan ve aya emanet ettiğimiz aynı güneşti. Özgürlük bir hak değil, bir seçimdi. Onu elde etmek için dövüşüyordu insanlar, her ye...
...Bir rüyaya gebe kalmak arzusuyla soluklarımı yavaşlatıyorum. Uyku. Karanlığımın buğusunu yalan bir aydınlığa emanet ettiğim yegâne teselli. Güneş öğleye doğru tok bir iştahla aydınlatınca yarım yamalak penceremi, uyanıyorum....
...a polisin yaptıkları, siyasetçilerin söyledikleri, medya organlarının körlüğü yetmiyormuş gibi bir de dükkanı emanet ettiğimiz adamın düşünceleri çileden çıkardı beni. Bu ülkenin bazı kesimlerinde “yeni doğmuş bebeğe at gözlüğ...