...döngü, aldığı en son kişinin başından geçen bir olayı Bedii’ye anlatması, Bedii’nin tamamen teslim olamadığı, emin olamadığı yalnızlığı… Beni en çok etkileyen de tam olarak bu aslında. Bir karar veriyor ve verdiği bu kararda...
“emin” sözcüğü
109 yazıda 141 geçiş bulundu.
emin, emince, emindi, emindik, emindiler, emindim, emindir, emindirler... eşleşmeleri dahil edildi.
...u, termosla çay satan ihtiyar, hatıra fotoğrafı çektirenler… Boğaz, Çamlıca, Kızkulesi, Sarayburnu, Ayasofya, Eminönü, Haliç, Karaköy, Galata Kulesi… Tam orta yerde akıp giden yaşamın içindeki rehberi takip eden grup. Şehir gez...
KENDİMİ TANIMA ADINA ÇIKTIĞIM YOLCUĞUN İLK DURAĞI: “İNKAR” “……Sizin probleminiz psikolojik, yardım almak ister misiniz?” dedi? Bir çırpıda çıktı bunlar ağzından. “Psikolojik” kelimesini ilk kez duyuyordum sanki. Kanser dese...
...larım, yeşillikler arasında mekik dokuyor. Birkaç dakika öncesine kadar, bu yolun sonunda beyaz ışık olduğuna emindim. Beyaz ışık. Mecazi değil. Otoyol. Arabalar. Göz alan farlar. İnsanlar. Şimdi emin değilim. Yolun sonu kar...
...k beğendiğim beyaz kıvırcık tüylerimi görenler bayıldılar. Hele o fıldır fıldır oynayan kara gözlerim yok mu? Eminim, evin dedesini de o gözlerimle kendime çektim. Bir de baktım; kaç çocuğun tepinerek isteyip de annesinin “P...
...nan çıkıyor. Kenan’ı ses stüdyosunda bir kediye dublaj yaparken görüyoruz. Onun direktörlüğünü yapan kişi ise Emin Alper. Emin Alper filmin güzel sürprizlerinden biri. -Şimdi söyledik diye sürprizi kaçmasın. İzlemeyeniniz va...
..., bile bile bu kadını niye evine -evimize- davet ettiği. Yine de her şey bitmiş değil. Evi güzel bulacağından eminim. Kitaplıkta bir sürü harika kitap, vazoda taze çiçekler, kahve sehpasında dergiler ve çiçekli kumaşıyla iki k...
...rini izlemeye başladım. Bulunduğum apartmana doğru, bulunduğum kata, bulunduğum koordinatlara doğru baktığına emindim ama kesinlikle bana bakmıyordu. Nasıl olduğunu anlayamadığım bir şey vardı. Bu kadar keskin göz hareketler...
...biraz ferahlar gibi oluyor… ‘Düşersen, yanarsın...’ demişti dedem, bu yolculuk için. Şimdi, uzun süreceğinden emin olmasak da kısa sürmeyeceğini adımız gibi bildiğimiz bu yolculuğun başındayız. Kalabalık, ip gibi dizilmiş, a...
...m,” diyerek sırtını sıvazlarken borçlu çıkartıverirdi Firdevs’i. “Eee! Senin döllerin çorapları bitince benim Emine’ye de bir çift örersin gayrı.” Gülüşürlerdi. “Ne hinsin sen,” derdi Firdevs. Kafasını sallardı, yuttum sanma...