...erde bir şeylerin çürüdüğünü hissettim. Koku burnuma kadar gelmiş ve yüzümü buruşturmamı sağlamıştı. Kaşlarım endişeyle çatılırken babam ileride ki bir şeyi göstermek için boşta kalan elinde ki işaret parmağını kaldırarak öne doğ...
“end” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
end, endam, endamlı, endamı, endamınla, endamınızı, endamıyla, endde... eşleşmeleri dahil edildi.
...liyor, akıl hocası yerinde yok. Tepesi atınca şakakları daha da hızla zonklamaya başlıyor. Hiç olmadığı kadar endişeli. Düşünmesi gerek fakat ölgün kurbağa karşısında, yine aynı renkte, gözleri kocaman, ayakları uzunca, yapışık...
...ı biraz sıkışıktı, borçları ise omuzundaki yükü ve kafasındaki kiri unutturup vurduğu kamçılarla sahip olduğu endişeleri çarpıyordu yüzüne. Ne yöne baksa dağ gören bir eşkiya menzilindeydi, namlusu hedefsiz, zemheri ortasında kala...
...acına bağlı olarak çok değişik gruplandırmalara gidilebilir. Buna mukabil, yelpazenin geniş bölümünü kaplayan endüstriyel üretim maksatlı olanlarını bir kenara bıraktığımızda, kalanların Ritüel ve Teatral olarak iki ana grupta irde...
...san kendi bilincine mahkumdur." Sartre'nin tiyatro anlayışında eğlenceye, belli kahramanlar ve onların korku, endişe ya da hayranlık uyandırıcı kahramanlıklarına dayalı bir kurgulama yoktur. Onun için tiyatro, düğümün daima ak...
...ostüm ve dekorlarda bir problem görmedim. Sırası ile Elif Tüfekçi, Giray Şeyda, Kemal Gürüç, Gülümser Görgün, Ender Ünver ve Ferruh Tezsüren' i bu bağlamda tebrik ederim. Aksayan senaryo idi. "Bu senaryo ile bundan dahi iyi b...
...acağını bilemedi. Zoraki bir gülümsemeyle ona bir şeyler söylemek istedi ancak başaramadı. Karısı onu incitme endişesiyle sarılamıyor fakat saçlarını okşuyordu. Karısının gözünden akan iki damla yaş adamın da hüngür hüngür ağlamaya...
...bir ulus hikayesine rağmen, sürekli küçük kalanları fısıldıyor bizlere. Aynı zamanda da Folk müzik camiasının endüstriyel, isyankar, sessiz sakin pek çok karakterine selamını vermeyi unutmuyor. Sinemanın silahları başarılı bir şeki...
...or, iki hasta da giderek kötüleşiyordu. Gerçekliğin kendisi dışında, hiçbir şeyin bilemeyeceği bir cevap için endişe etmemeliydi. Bu durum yeteneği ve hakimiyeti dışındaydı. Yani, ilacı hangisine verirse versin, bilinen gerçek...
...demek ki almıştı. Pazar arabasının üstünü kartonların biriyle örttü. Bankın birine oturdu. Parkta, bu saatte ender gördüğü biri ona selam verdi. Tertemiz kalbiyle gülümsedi, başıyla o da karşılık verdi. Kar, yıkamadığı her l...