...dinden! Bir şehre düştün son cemre ile sen el ele. Beni de alın içinize, kurtarın bu yalan kutlamalardan. Ben eski bir mevsimim, Eski bir sehpa, Kırılgan bir neşeyim. Bu sofra bir daha konuşmayacak. Tanrıya inat, bir kelime...
“eski” sözcüğü
225 yazıda 368 geçiş bulundu.
eski, eskici, eskicinin, eskiciye, eskide, eskideki, eskiden, eskidi... eşleşmeleri dahil edildi.
...ç katlı olacak şekilde tekrar tasarlanmıştır. Yangın kulesi ismi sonradan ortaya çıkmıştır. Yangın kulelerine eski zamanda yangın köşkleri denirmiş. Burada yaşayanlara ise köşklü denirmiş. Köşklüler kulede yaşarlarmış. Beyaz...
...yürüdü. Keçeleşmiş, karışmış saçları en yumuşak yastıklara dağılır gibi dağılmıştı buğday bağlarının üstüne. Eskimiş elbiselerinin rengi üstünde uyuduğu tahtanın rengine karışmıştı. Kirlenmiş avuç içleri terlemeye başlamış, ki...
-Vol.40- Aklın atına bindik son hızla koşuyoruz, eskiden yağmur yağsa şükreden, şimşek çaksa istiğfar eden insanlar vardı. Şimdi deniz ikiye yarılsa aha Amerika yaptı, dağdan deve çıksa “oo mutasyona uğramış”, ateşli taş atan k...
...parmağını, gözyaşlarımla yıkasam... Ve ölümlerden ölüm beğensem gözyaşlarımla pak olmuş ayakları dibinde. Bir eski çağ sonbaharında rastlamıştım ona, solgun bir gökyüzünün gözyaşlarını serptiği, çileden çıkmış rüzgârların ya...
...a bunu neden yaptığınızı çok merak ettim” dedim. Doktor bir süre sessizce babamı süzdükten sonra bana döndü. “Eski bir steteskop hikâyesi” dedi gülümseyerek. Doktora anlamsızca baksam da eski hatıralar beynime hücum ediyordu...
...rayıp “hava karardı mı geleceğim, bekle” diyecektim. İşte, diyemedim. Bu eller o telefonu cebime bırakıp beni eski halime döndürdü. Değişemedim. Ellerimi cebime sokup yürümeye koyuldum ki sigaram ağzımda yanıyordu. Cumartesi...
Mavisi eskimiş cumbadan, Göğe uzatırdı ellerini her sabah bir adam. Rüyalarındaki kahkahalar, Tek tek süzülürdü çatlamış dudaklarından. Eskimiş bulutlar renkten renge girerken, Rüzgâr gibi geçen adamı kucaklardı sokaklar. Seyre...
...Ofiste, kahverengi deri koltukta oturan kadın an itibariyle ağlamıyordu, önündeki peçete kutusuna rağmen. Ama eski ve grileşmiş bir anıdan gelen kendi ağlama seslerini duyuyordu. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu geçmişteki kadın. A...
...ir cümbüş buldum. düştüm tam ortasına kayboldum. deli gibi çırıl çıplak koşarken bir bağ bozumunda yok olmuş, eski bir anlaşma metniyim hançerim yarık içinden; parça kayıp. deli atlar gibi koşuyorum dört nala. zikretmiyorum...