...Kenan. Dede adını taşıyan, biraz melankolik, biraz uykusuz Kenan… Yirmili yaşlarının sonunda, evden işe işten eve modunda; birkaç yıldır babaannesiyle yaşayan bir garip kulum. İçim içime sığmıyor bugün. Sabahı nasıl ettim b...
“eve” sözcüğü
210 yazıda 366 geçiş bulundu.
eve, eveeeeet, eveeet, evelallah, eveleyip, everdi, everelim, everemedim... eşleşmeleri dahil edildi.
...“Havalı yatak aldık sana diye hava atıp durduğunuz yatak iniyor bak,” dediğinde hayretle yatağını inceledim. Evet, sorun vardı. Orasına burasına baktım, anlayamadım bir türlü. Tüm gece hızını alamayan yatağın sabaha kadar d...
...ak –ev sahibi alışmıştı bu duruma, kuru temizlemecide kaç haftadır parasızlıktan alamadığı biri siyah diğeri devetüyü renkli trençkotlarını almaktı. Adama telefonda il dışındaymış ya da aşırı yoğunmuş gibi numaralar yaptıkt...
...esimhaneye çevrilmiş çardakta başka bir hayvan asılıydı şimdi. Yeni kesilmiş ve derisi yüzülmeye başlanmıştı. Evet, kim sever ki Kurban Bayramlarını? Seyreden adamları görünce, "seven çok" diye cevapladı kendini. Hafifçe ısı...
...aracın deposunu dün şu kadara ve bu gün bu kadara boşaltır, sesi çıkmaz ki “gık” denen şeyden haberi olsun, “eve gelir – işe gider” sanır ama “işe gelir – eve gider”, aldanmaktan nefret eder ama etrafındakileri tanımaya da...
...lbin durdu duracak. Her zamanki taşikardi meselen. Küskünlük, öfke, merak birbirine karıştı. Yüzünde kan yok. Eve kendini atar atmaz salonun klimasını açtın. Tişörtünü, pantolonunu inadına vişneçürüğü kanepemizin üstüne att...
...anan şu cümleyi dinliyordu: “Aranızdayım! Bana üç saat boyunca layıkıyla ibadet edene suretimi göstereceğim!” Evet… Üç dakika boyunca duydukları tam olarak da buydu: “Aranızdayım! Bana üç saat boyunca layıkıyla ibadet edene...
...zordu ki. Aslında biraz korkutucuydu da. Kıyamadığın bir şeyi aptalca bir sakarlıkla kırmaktan korkmak gibi, evet, sana kıyamıyordum. Ve itiraf etmeliyim ki, seni o beyaz elbisenin içinde bir kez daha görmeyi her şeyden çok...
...ndan; “Yalnızca bir poşet ilaç gördük. Belki ilaçlar onun değildir. Belki bir yakınınındır. Belki de onundur, evet hastadır; ama neden hep en ağır hastalıklardan söz edip duruyoruz? Hepimiz hasta oluyoruz, ilaçlar alıyoruz....
...kendini.”“…”“Hadi gel içeriye, işim bitince evine bırakayım seni. Hatırlıyorsun değil mi evini?” İstemiyorum eve gitmek. Bıraksalar bu sulara baka baka ölebilirim be garson. Bıraksalar her şeyi unutabilirim. Ama bırakmıyor...