...ştı. İçinden temizliğe girişmek gelmiyordu. Kendini her zaman oturduğu koltuğa bıraktı. Koyu kahverengi ahşap evinden salona tepeden bakan saat sessizliğin üzerinde kırbacını şaklatıyordu: Tik tak. Tik tak. Duvar saati, gözü ye...
“evinden” sözcüğü
20 yazıda 22 geçiş bulundu.
...Acımasızca bir sevgidir bu..." Karısının ölümünden sonra kendisini içkiye veren Baba Dostoyevski, ordudaki görevinden ayrılarak Tula'ya yerleşti ve mahiyetinde çalışan tarım işçilerine kelimenin tam anlamıyla zulmetmeye başladı...
...ur yasaklanmış ulu yüksekliği. Olmayan ağzından bir ah çıksa Yıkıp kavurur belki her yeri Kopamaz zindan gibi evinden toprağından Bekler durur sonunun gelişini Zirve aydınlıkla dolu bir tapınak Her gece ve her gece eder davetin...
...ahvaltıya pek vakti kalmıyordu. Sallama çay ve peynir ekmekle aceleyle de olsa bir şeyler atıştırıp çıkıyordu evinden. Pencereyi açtığında rüzgâr, sıkıştırıldığı yerden bir boşluk bulup yüzünü tokatladı. “Bu nasıl bir soğuktur...
...orum.” söz mermisi olmuştu. Kalbin ortasındaki süveydaya isabet etmişti. Yani adamın can alıcı noktasına… Can evinden vurulmuştu adam. Yapılan söz analizlerinde ve cinayetin tahkikatı neticesinde silahın maktulün eşine ait oldu...
...rde. “Baba artık yaşlandınız, bizim yanımıza taşının” diyorlardı. Annelerini çoktan ikna etmişlerdi. Ama onu… Evinden ayrılmamak için sürekli bahaneler uyduruyordu. Çocuklarından kendisini anlamalarını beklemiyordu. Yatılı okul...
...iyorum ki o oğlumdur.” 1967 yılının Şubat ayında bir sabah, stüdyoya gitmek üzere yol üstü uğradığı annesinin evinden çıkar. Aracıyla giderken, karşısına çıkan çocuk servisine çarpmamak için direksiyonu kıran Füruğ, şiddetle du...
"Bir adam kralın kapısını çalmış ve ona demiş ki, ‘Bana bir tekne ver.’" Yoksul bir köylü ailesinin evinden Nobel'e uzanan yolda, Saramago'nun kelimelerle nasıl ustaca oynadığı gözden kaçmaz. Yalın, anlaşılır diline rağmen cüml...
...de az arkadaşı vardı çünkü burada çocuklar bile pek neşeli değildi. Her gün içindeki çocuk neşesiyle çıkardı evinden. Çocuklar neşeli değildi ama Galip küçükken, altı yaşındayken neşeliydi. Henüz okumayı ve yazmayı bilmiyordu....
...ştı Sultan Ablanın. Sözleri duyulmuyor, harfleri boğuluyordu iki göz odalarında. Kurtulmayı hayal ettiği baba evinden başka bir odaya transferdi onunki. O köşede, elinde kumanda ve önünde iki biradan başka bir şey bulundurmayan...